escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara ensest porno

banner257

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE EMZİKLİLİK DÖNEMİNDE BESLENME

Anne sütü ile beslenme, bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için en uygun beslenme yöntemidir. Anne sütü, optimum büyüme ve gelişme için gerekli olan sıvı, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri içeren, bebeğe yararlılığı en fazla olan, sindirimi kolay, içerdiği prebiyotik ve probiyotikten dolayı bebeği enfeksiyona karşı koruyan ve bağışıklık sistemini güçlendiren, en ekonomik ve ergonomik hazır besindir. İlk 6 ay bebeğe sadece anne sütü verilmeli, 6. aydan sonra ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar emzirmeye devam edilmelidir.

Emzirme sırasında annenin ihtiyacı olan enerji ve besin öğeleri normal bireylere göre artmaktadır. Bu artan ihtiyaç, gebelik sırasında alınan kilonun bir kısmı ile karşılanırken bir kısmı da annenin beslenmesi ile karşılanır. Bu yüzden annenin diyetinde günlük ek kalori artışı yapılmalıdır.

Gebelik sırasında alınan 80.000 kalorinin 32.000 kalorisi emziklik döneminde verilmektedir. Bu nedenle anneler, emzirme döneminde vücut ağırlıklarıyla ilgili herhangi bir endişeye kapılmayıp, emzirme sırasında aldıkları kiloların neredeyse yarısını vereceklerini bilerek dengeli ve yeterli beslenmelidirler.

Bebek doğduktan ilk yarım saat içerisinde, anne sütü verilmedir. Sütün kalitesi, annenin beslenmesinin bir ürünü olduğu için emzililik döneminde beslenme çok önemlidir.

Emziklilik Döneminde Beslenme

Emziren annenin süt miktarının yeterli sağlanması için en önemli etken su tüketimidir. Emzikli anne günlük 3 litreye yakın sıvı tüketmelidir. Bunun bir kısmını su olarak bir kısmını da ayran, çorba, hurma ya da incir hoşafı, komposto şeklinde tüketmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin kafein içerikleri anne sütüne geçerek bebeğe uykusuzluk ve huzursuzluk vermektedir. Ayrıca su atımına neden olduğundan süt verimini de azaltıcı etkiye sahiptir. Bu nedenle çay ve kahve tüketimi az ya da hiç olmamalıdır. Daha sağlıklı olan rezene gibi bitki çayları tercih edilebilir.

Sıvı tüketimi kadar diğer besin öğelerinin de alımı önemlidir. Kalsiyumdan zengin süt, yoğurt, peynir her gün tüketilmedir. Et tüketimine dikkat edilmelidir. Postpartum kanamadan dolayı oluşabilecek kansızlığı önleyebilmek için demir içeriği fazla olan kırmızı et, yumurta, pekmez, kurubaklagil, bulgur gibi besinler tüketilmelidir. Ancak bulgur, kurubaklagil ve süt ürünleri bebeğe gaz yapabileceğinden dolayı dikkatli tüketilmelidir.

Gebelik süresince, emziklilik döneminde ve yenidoğanda ,probiyotik tüketimi oldukça önemlidir. Probiyotikler ; turşu, kefir, peynir, yoğurt gibi fermente besinlerde bulunmaktadır. Besinlerden yeterli ve düzenli olarak sağlanamadığından dolayı, ek takviye olarak probiyotik alınmalıdır. Yenidoğanlarda kullanım alanı gün geçtikçe genişlemekle birlikte günümüzde hastane kaynaklı enfeksiyonlar, beslenme intoleransı, nekrotizan enterokolit ve sepsiste kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

Posa tüketimi ağırlık kontrolünü sağlamada ve gebelik sonrası hormonların etkisi ile oluşabilecek kabızlığı önlemede önemli etkiye sahiptir. Bu yüzden mevsim sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Ancak soğan, sarımsak gibi besinler uçucu asitler içeriğinden dolayı sütün tadını değiştirebileceğinden tüketimine dikkat edilmelidir.

Annenin beslenmesinde D vitaminin önemli yeri vardır. Ancak D vitaminini besinlerle ancak %10’u alınabilmektedir. D vitaminin en iyi kaynağı güneş olduğundan günde 15 dk güneşe çıkarak vücut için gerekli vitamin alınmaktadır veya ek takviye sağlanmalıdır.

Kuru meyveler ve kuruyemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü yapılarak bu besinler tüketilebilir.

YORUM EKLE

banner289

banner298