BEŞ BENZEMEZ...

Ayrıştıran, küçük düşüren, benlik ve bencilliğin devlet yönetimini esareti altına aldığı, kibrin, aşağılamanın en tepelerden estirildiği bir dönemde, nasılda özlemişiz uzlaşıyı, ülke sorunlarının aynı masa etrafında konuşulmasını.

Daha bir hafta önce, Covit Teşhisi konan Sayın Cumhurbaşkanı için yapılan geçmiş olsun açıklamalarına bile, aynı nezaketle cevap vermesine sevindiğimiz, “Siyasette bahar havası” diye değerlendirdiğimiz gibi.

Ne kadar seviye kaybetmiş Türk Siyaseti farkında mısınız?

Azarlayan, aşağılayan, Türkiye Barolar Birliği’ne, Türk Tabirler Birliği’ne, hatta Anayasa Mahkemesi’ne bile ‘Kapatın gitsin’ diye efelenen de siyasi parti, iktidarın yanı-başında.

Liderleri bir masa etrafında toplanıp, ülkenin kaybettiği demokratik değerlerin yeniden inşası için saatlerce konuşabilen de siyasi partiler diğer yanda.

Kürsüye çıkıp, halkın yaşadığı ekonomik cendereyi görmezden gelip, kürsüden sopa sallamanın bir milim ötesine geçmeyen de siyasi parti kadroları bir yanda, sokağa çıkıp her gün çarşı, pazar dolaşıp halkın sesi olmaya çalışalar da siyasi parti liderleri ve yönetenleri diğer yanda.

Bir atmosfer düşünün.

Kibir yok, 'oyun kadar konuş' değil, eşitler birlikteliği, aşağılamayan, hakaret etmeyen, kendilerinden olmayanın hakkını da savunacaklarının güvencesini veren, bir ortaklık anlayışı.

Ne kadar özlemişiz, böyle görüntüleri.

Ne kadar özlemişiz, uzlaşıyı.

Ne kadar özlemişiz, Demokrasi denmesini, çağdaş normların dillendirilmesini, Adalet talebinin ortak bir özlemle anılmasını.

Kibrin, lüksün, tepeden bakmanın değil, tevazuun, birbirini anlamanın, bu milletin her ferdinin, her kesimin sorunlarının mutlaka ele alınıp çözülmesi gerektiği gerçeğinin var edilmesini ne kadar özlemişiz.

Adayınız kim olacak hafifliğinden çok, ülkenin içinde bulunduğunu bunalımdan nasıl çıkılacağının konuşulması ne kadar anlamlı.

Oysa Demokrasi Penceresinden bakıldığında, çok sıradan bir etkinlik değil mi, 6 parti liderinin bir masa etrafında ülke sorunları için saatlerce kafa yorması.

Bu bile bize lüks gelmeye başladı, farkında mısınız?

Aklıma tek kanallı yıllar geldi, Demirel, Ecevit, Türkeş, Erbakan gibi liderlerin çıkıp ülke sorunlarını bir masa etrafında konuştuğu yıllar.

AKP iktidarı ile birlikte, önce siyasette kutuplaşma kavramı inşa edildi güzel ülkemde.

Tepede liderler, mecliste vekiller, illerde belediye başkanları, il başkanları, kendilerinden olmayan siyasi figürlerle bir araya gelmemek için ellerinden geleni oraya koydular.

Ülke genelinde ve illerde yayın yapan bağımsız yayın kurumları tek tek ele geçirildi ve kirli havuzlarda birleştirildi.

Milletin sesi değil, iktidarın borazanı yapıldı bu yayın kurumları.

Karşılığında bol sıfırlı faturalar ödendi, gazeteciliğin sütü sulandırıldı.

Basın Meslek İlkelerini hatırlatıp yazı yazanlar ise işsizliğe, sefalete mahkum edildi, yazacakları, konuşacakları mecralar ortadan kaldırıldı.

Sonra iktidar kayığına sığınarak, partisinin değil, kendisi ve çevresinin ikbal ve istikbali için çalışmaya başlayan bazı siyasi oluşumlar, bu gerilim havasının yayılmasını sağladılar.

Ama diyenin, fakat diyenin, uygulanan politikaları eleştirenin sokak ortasında eşek sudan gelene kadar dövüldüğü manzaralara tanıklık etti bu güzelim ülke insanı.

TV ekranında, “Komşularımla hazırlık yapıyoruz, listemizde 40 kişi var” diyen soytarı hakkında hiçbir yasal işlem yapılmazken, bir atasözünü yayında dile getirdiği için Sedef Kabaş için 11 yıl hapis cezası isteyen yargı mensupları var maalesef bu gün adaletin kumandasında bu gün.

O zaman, ülkede bahar havasını yeniden inşa etme zamanıdır bu gün.

Ankara’da yapılan bu toplantının dalga dalga yayılması gerekir.

28 Şubat toplantısından sonra her ilde bu 6 partinin il başkanları, varsa milletvekilleri bir masa etrafında toplanmalı, ülkenin getirildiği çürümüşlük için ‘Hasar raporları’ hazırlamalıdır.

Yemekli bir toplantı ile olmaz.

Bu partilerin liderlerini, aynı mitingde, aynı kürsüde de görmek istiyoruz.

Bu mazlum Milletin, yeniden umudu var kılması için.

Siz ortak ses verdikçe bu millet 'Aydınlık bir Türkiye' için yanınızda yer alacaktır.

Cehalet, kabalık, zorbalık yeniden bu ülke topraklarından kazınacak, yok edilecektir.

Daha da önemlisi, bir ülkenin kaderinin tek adamın iki dudağı arasına hapsedilmesinin getirdiği ağır yük, bu millet tarafından idrak edilecektir.

Ondan da önemlisi, bir ülkenin, bir milletin ekonomisi, eğitimi, sağlığı, sosyal düzeyi, kamu yapılanmasının tek adama göre düzenlenemeyeceği gerçeğini bu millet sizin ortaya koyduğunuz ilkeler bütünü ile görmüş olacaktır.