BIRAKIN İKİYÜZLÜLÜĞÜ..

Evet artık bırakın artık, bu ikiyüzlülüğü, riyayı.

15 Temmuz, aranızdaki paylaşım savaşı, miras kavgasıydı sadece.

Bu güç savaşında ezilen Türk Milleti, yok edilen Demokrasi, kaybeden ülke oldu.

15 Temmuz’dan yaratmak istediğiniz kahramanları!, Kurtuluş Savaşı gibi ulusal bir seferberlikle kıyaslamanız ise tam bir komediden ibarettir.

1990’larda başlayan ve iktidarların verdiği sınırsız destek ile büyüyen, sizin döneminizde ise önüne dünyaları serdiğiniz, sadece bir cahilin bitmek bilmez hırsıydı, siz buna alet oldunuz olmakla kalmamış o sizi, siz onu kullandınız

Ülkenin kaynaklarını bu kirli amaçlı adamın emrine, kullanımına sundunuz.

15 Temmuz’dan çıkardığınız gaziler bile sahte çıkmadı mı?

Fetullahı piyon olarak kullanan ABD’nin Türkiye üzerinde oynamak istediği büyük oyuna hizmet ettiniz siz sadece.

O hain için ocaklar söndürdünüz.

Devletin kadrolarındaki nitelikli insanları, kirli iftiralarla bertaraf ettiniz.

Devletin Genelkurmay Başkanını bile 'Silahlı Terör Örgütü Lideri' olarak yargılamadınız mı?

15 Temmuz kalkışmasından sonra da, Fetullahçı yargıçların sırtından çıkardığınız cübbeleri, partinizin il, ilçe başkan ve yöneticilerinin sırtına geçirdiniz.

Bu gün ise onlar, Halkın İradesini Silivri Zindanlarına tıkmaya çalışmıyor mu?

“Allah verdikçe veriyor” diyen, 6. Filoya karşı namaza duranların eseridir 15 Temmuz.

O alçağa ‘Dünya İslam Liderliği’ gibi ütopik makamlar hayal ettiniz.

Sümüklü mendillerini yalayıp yuttunuz.

Bu hainin uşaklığını yapan ve himmet zengini haline gelenlerin bitamamı hala aramızda dolaşıyor.

Ama Fetullah Gülen kimdir? diye sorsanız bilmeyecek askeri okul öğrencileri, kamu görevlileri, ev hanımları sizin ihanetinizin faturasını ödüyor.

Fetullah Gülen’in yaveri iktidarınızın en sadık kalemi değil mi bu gün?

Altına zırhlı Mercedes verip ‘Temiz Eller Savcısı’ diye bize yutturmaya çalıştığınız, sırtını sıvazladığınız ayaklı giyotinler şimdi nerede?

Devlet o kadar aciz mi, bu adamları kulaklarından tutup getiremiyor ve yargılamıyor?

10-12 yıl önce Kayseri’de, İstanbul’da, ülkenin bir çok büyük kentinde salonlara sığmayan, “Ne olur gel, bitsin bu hasret” diye salya-sümük timsah gözyaşı döken iki yüzlü kalabalıkların hangisi hesap verdi yargı önünde?

Bu hainin bankasının genel müdürünü getirip ülkenin en büyük ekonomik kurumunun başına oturttunuz, bu bankaya para yatıran, bu bankadan havale yapan garibanlara ise bedel ödettiniz, bedel.

15 Temmuz İhanet kalkışması başarılı olsaydı, bu günün bakanları, bürokratlarının kahır ekseriyeti yine yönetim kademelerinde olacaktı.

Ya da 15 yıl önce ölseydi o hain, bu gün ülkenin en görkemli türbesini onun için yaptıracak olanlar yine sizlerdiniz.

15 Temmuzmuş.

Sevsinler.

Bu ihanet yapılanmasının kitabını yazan biri olarak söylüyorum.

15 Temmuz, Aile içinde çıkan bir paylaşım kavgasından ibarettir ve o ailenin kalantorları, göbeklileri, maskelileri bu gün bile ülkenin en kilit noktalarının başında oturmaktadır.

Gençleriniz var ya gençleriniz, birbirleriyle sohbet ederken neler konuşuyor, biliyor musunuz?

“Benim amcam, senin dayını Pensilvanya’da görmüş”

“Senin amcanın Pensilvanya’da ne işi vardı..”

İşte siz busunuz.

Göstermelik olarak 15 Temmuz’da görevden aldığınız ve arka kapıdan yeniden işe başlattığınız adamları bilmiyor muyuz, sanıyorsunuz.

Kayseri'de gülen Yüzler Projesinin Mimarları bu gün Bakan, genel başkan yardımcısı, üst düzey bürokrat.

Pensilvanya Heyetine rehberlik yapan ise Başkan Baş Danışmanı, basın ve halkla ilişkiler sorumlusu.

Kimi kandırıyorsunuz?

Kayseri Şeker Fabrikasında yaşananlar bile sizin ikiyüzlüğünüzü görmek için yeterlidir.

15 Temmuz’dan zafer çıkarmak, bunu Kurtuluş Savaşı ile kıyaslamak ise hafifliğin en dip noktasıdır.

Fetullah ve yandaşlarının, Fetullah ve yanaşmalarının güzelim ülkede yarattığı yıkımın, yaptığı uygulamaların bir tık ötesini uyguluyor ve bu şekilde ayakta durmaya çalışıyorsunuz.

Gelelim son geceye.

Sayın Cumhurbaşkanını, tatilden İstanbul’a getiren uçağın pilotu, Sayın Cumhurbaşkanının bir numaralı korumaları Fetö’den işlem gördü, sürüldü, yargılandı, işinden edildi.

İnsanın aklına geliyor, o pilot fetöcü idiyse o uçak sağ salim nasıl İstanbul’a geldi diye.

Fetö’nün iki numarasının kardeşi Büyükelçilik yaptı.

Üç numaranın kardeşi ülke tarım ve hayvancılığını bitiren bakanlığı yıllarca işgal eden bir zat.

10-12 yıl önce zıbarsaydı fetullah, bu gün ona meydanlarda sahte lanetler okumak yerine, Erzurum'daki türbesine çaput bağlayacak, salya-sümük ağlayacak adamlar yine sizler olacaktınız.

Bu hayasız adamın yaptıklarından ders almadınız, yeni şeyhler, yeni gavslar icat ettiniz güzel ülkemde.

Baksanıza Menzil'de yaşanan komediyi.

Tüm tövbeleri iptal etmiş ölenin oğlu, yenden tövbe etmeye çağırıyor sizi.

Sayayım mı daha?

Yarın bu iktidar değiştiğinde, Cumhuriyetin yargıçları yeniden koltuklara oturduğunda yaşananlar bir bir yeniden ele alınacak ve gerçek suçlular, sizin kurduğunuz sahte adaletinizin değil, Türk Adaletinin huzurunda hesap verecektir, kuşkunuz olmasın.

Zira, gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyları vardır, bunu unutmayın