ÇEKİN ELİNİZİ YAKAMIZDAN.

Yeni bir yılın ilk sabahı.

21. Asrın ilk çeyreğini tükettik.

Nefes nefese geçen, ‘yarın daha mı iyi olacak’ umutlarının hep hayal kırıklığı ile sonuçlandığı, huzuru, barışı, kardeşliği, umudu mumla aradığımız bir 25 yıl geride kaldı.

Yeni yılın ilk gününde uyarmak istiyorum, yönetenleri..

Artık yakamızı bırakın.

Sabrımızı zorlamaktan vazgeçin.

Bu ülke, bu millet, bu toplum, ekonomik yönden, sosyal yönden, eğitim yönünden, ahlaki yönden, huzur yönünden son 25 yıldır hep geri geri gitti.

Belki siz farkında değilsiniz ama, bırakın Yüce Türk Milletini, dünya toplumlarını bile rahatsız edecek uygulamalar yapıyor, başka ülkelerin, başka milletlerin huzurunu bile kaçırıyorsunuz.

Siz farkında değilsiniz ama, özenle ektiğiniz cehalet tohumları ülkemin her yanında boy verdi, her alana hakim oldu.

Siz farkında değilsiniz ama, boğazımıza kadar borç içindeyiz.

Siz farkında değilsiniz ama, insanlar çaresizlik cenderesinden çıkışın yolunu intihar etmekte seçiyor.

Siz farkında değilsiniz ama, açlık, sefalet kol geziyor güzel ülkemde.

Siz farkında değilsiniz ama, ahlakı toprağa gömdünüz. Hırsızlık, rüşvet, talan ve yalan ele geçirdi ülkemin her karış toprağını.

Siz farkında değilsiniz ama, ülke ekonomisi çöktü.

Siz farkında değilsiniz ama, Yüce milletimiz bunalımda.

Bakmayın, ‘Siz farkında değilsiniz’ dediğime, bal gibi biliyor ve görüyorsunuz.

Komalık hale getirdiğiniz ülke insanıyla adeta alay ediyor, halk yığınlarına tepeden bakıyorsunuz.

Üretimi bitirdiniz.

İstihdamı, yandaşlara gelecek güvencesi haline getirdiniz.

Sizi alkışlamayan, yalakalık yapmayan gazetecilere ‘hain’ yaftası yapıştırdınız.

Düşünen bilim adamlarını hain ilan ettiniz..

‘Ben cahilin ferasetine güveniyorum’ diyen insanlara eğitimi emanet ettiniz.

Anadolu toprakları ekilemezken, başka ülkelerin çiftçisini kalkındırmak adına elinizden geleni yaptınız.

Köy okullarını kapattınız, kentlere göçü teşvik ettiniz.

Kırsaldaki sağlık ocaklarının kapısına kilit vurdunuz, sağlığı ulaşılamaz konuma getirdiniz.

Çok güvendiğiniz ‘Beton Ekonomisi’ni bile çökerttiniz.

Ama lüksünüzden, görkeminizden, şaşaanızdan bir milim geri durmadınız.

Artık yeter.

2026'da da bildiğinizi okumaya devam edeceğinizi sanıyorsanız, işte burada yanılıyorsunuz.

Bu milletin sesi, bu yıl her alanda daha gür çıkacak, bunu şimdiden fark etmenizi öneririm.

Yılın son haftasında asgari ücrete yaptığınız sefalet zammına verilen ortak tepki bunun bir kanıtıdır.

Bu Aziz Millet ‘Demokrasi’ diye, ‘Adalet’ diye, 'Cumhuriyet' diye, Kurucu ve kurtarıcı değerler diye haykırmaya çoktan başladı bile.

Eğer Tarımdan, Sanayiden, Üretimden, istihdamdan başlayıp sorunları çözmeyi düşünmüyorsanız, inanın bu yıl sizin için de çok uzun ve zor geçecektir.

Ülke olarak, millet olarak, toplum olarak, önceliklerinizden biri haline gelmeyi hak etmedik mi daha.

İşe tasarruftan başlamanızı öneririm.

Türk Milleti’nin huzuru, Refahı, Adaleti, özgürlüğü için bir şeyler yapmanızı tavsiye ederim.

Hemen hayata geçirmeniz gerekenleri bir kez daha hatırlatayım isterseniz;

1. Demokrasinin ayarları ile oynamayı bırakın. Laik, Çağdaş Parlamenter Demokrasi için adımlar atın.

2. Şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerini, Hastanesi ile, yargısı ile, eğitim kurumları ile eski haline getirin.

3. Okullarımızı Atatürk'ün öğretmenlerine yeniden bırakın. Çekin o ne idüğü belirsiz softaları okullardan.

4. Devlet Kurumlarına alacağınız Personelde, liyakat dışında başka hiç bir şey aramayın.

5. Üretim, istihdam, teknoloji ve bilim temelli projeler geliştirecek Planlama Kurumlarını yeniden açın, ayağa kaldırın.

6. Yargıyı, herkese eşit mesafede duran noktaya yeniden getirin, Yargıcın önüne yeniden Anayasa kitapçığını koyun ve bu kitapçığa kafa tutanları adliyelerden temizleyin.

7. Başka ülkelerin meselelerini, Türk Milletinin önceliği haline getirmekten vazgeçin.

8. Atatürk, bu aziz milletin ortak değeridir. Onun adı ile, ilkeleri ile, onun koyduğu 'Çağdaş Medeniyet Hedefi' ile uğraşmayı bir kenara koymazsınız, başarılı olamayacağınızı kabul edin.

9. Belediyeleri partinizin yan sanayii olarak görmekten vazgeçin.

10. Ayarını bozduğunuz Devlet Kurumlarını eski işlevine, eski haline getirin.

Yani, özetle diyecek olur isek;

Orduya, Yargıya ve Mabede soktuğunuz siyasetin çamurlu ve kirli ayaklarını geri çekin.

Unutmayın, ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar.