İzliyorsunuz değil mi?
İktidar ve türevlerinin, sergilediği 'Cambaza Bak' oyununu.
Açlıkla sınanan Milletin, kafasını başka yöne çevirmelerini sağlamak için sergilenen çabaları.
Neredeyse dürüstlüğün, namuslu ve ahlaklı olmanın suç haline getirilmesi için yapılan kara propagandayı.
Oysa;
Milletin gündemi, bir türlü düşürülemeyen Enflasyon.
Milletin gündemi, kapısına dayanan sefalet ve açlık.
Milletin gündemi, elektrik, su ve doğalgaz faturaları, eve giren maaşı aşan ev kiraları..
Milletin gündemi, yolunu unuttuğu marketler, çekinerek gidip 2 portakal, 2 mandalinayla dönmek zorunda kaldığı semt pazarları.
Milletin gündemi kapısında, bin-bir sıkıntıyla alıp borcunu ödediği arabasına binemez hale gelişi, getirilişi.
Milletin gündemi, iki üniversite diplomalı çocuklarının iş bulamadığı, akranlarının partili yakını sayesinde en iyi işlere yerleştiği, bozuk düzen yüzünden hayata küsüp eve kapanması.
Milletin gündemi, Organize Sanayi Bölgelerindeki devasa tesislerin öldüm fiyatına yabancı şirketlerin eline tek tek geçmeye başlaması, yerli ve milli edebiyatı ile elde ne kaldı ise yabancıya satılması.
Milletin gündemi, ‘Yarınım ne olacak’ kaygısı.
Milletin gündemi, ayak seslerini hissetmeye başladığı kıtlık.
Milletin gündemi, gübre ve mazotun ulaşılmazlığı yüzünden ekilemeyen milyonlarca dekar tarım alanı.
Milletin gündemi, Yem ve girdi fiyatlarının ulaşılmazlığı yüzünden boşalan binerce besi ahırı, et ve sütün ihtiyaç listesinden çıkarılması.
Milletin gündemi, ilk ve ortaöğretimde akıl ve bilimin yerine genç beyinlere zerkedilen karanlık ve kirli anlayış.
Milletin gündemi, sağlık hizmeti alabilmesi için kendisine verilen 3-6 ve 9 aylık randevuların bir türlü gelmemesi.
Milletin gündemi, bölgesinin en saygın ülkesinin Arap Bedevisine el açar hale gelmesi getirilmesi.
Milletin gündemi, güzel ülkemin medeni dünyadan koparılarak Afrika ülkesi görüntüsüne büründürülmesi.
Milletin gündemi, Adaletin ortadan kalkması.
Milletin gündemi, Basın Hürriyetinin, düşünce hürriyetinin, kanaat hürriyetinin, hak arama hürriyetinin artık bir suç haline getirilmesi.
Milletin gündemi, Kamuyu, kurumları parsel parsel kendine bağlayan bir takım karanlık yapıların görmezden gelinerek gelişmeleri ve semirmelerinin devamına iktidar tarafından zemin hazırlanması.
Ama sun-i gündem çok farklı.
Parti liderleri, Belediye Başkanları ve her dönemin günahkarı!, dürüst, namuslu, onurlu gazeteciler hakkında başlatılan soruşturmalar, kovuşturmalar, tutuklamalar, ifadeye çağırmalar.
İktidarın, yoldan çıkan kendi yetiştirmelerine yaptığı operasyonlar.
Anayasa tarafından güvence altına alınan toplantı ve gösteri yapma hakkının, “Hele bir çık da sokağa, görürsün gününü” tehditleri.
Güzel ülkemde her sabah, “Acaba bu gün nelere tanık olacağız” diye uyanıyor, her gece “Ama bu kadarı da fazla” diyerek yatağa giriyoruz.
Dış ilişkilerimiz sıfır noktasında.
Güney Kıbrıs, “Mavi Vatan” diye adlandırdığımız Akdeniz’de petrol arıyor, bizimkilerden tık yok.
İstanbul’dan kalkan bir Gemiye yapılan baskında, tonlarca Kokain ele geçiriliyor, bizimkiler “Bakmayın Gemi’nin adının Türk olmasına, yabancı birine satıldı” kolaycılığına kaçılması.
En acısını en sona bıraktım.
Beyler, efendiler, ağalar güzel ülkemde Adalet, sizlere ömür.
Demokrasi can çekişiyor.
Cumhuriyetin üzerinde tepinenler bu sarsılmaz armadanın son nefesini vermesi için ellerinden geleni yapıyor.
Acı olanı ise, gelinen bu karanlık noktaya rağmen, ülkeyi yönetmeye talip olduklarını iddia eden siyasi partilerin hala ortak bir ses verme noktasındaki çekingenlikleri, birbirlerine mesafeli durmaları.
Hala bir araya gelip, kangren haline gelmiş temel sorunlar konusunda bile ortaklaşamıyor, birbirlerine tuzak kurmanın çabası içindeler.
Dönem, ‘Dur bakalım ne olacak’ diyerek ülkenin adım adım felaketin göbeğine yerleşmesini seyretme zamanı değildir.
Muhalefetin tamamına düşen ortak görev, ülkeyi saplandığı bu bataklıktan çıkarmak için işbirliği, güç birliği yapmasıdır.
Salıdan Salıya kürsüye çıkıp nutuk atmak ve alkışlanmak değil, milletin acısını, ızdırabını yüreğinde hissederek daha ileri adımlar atmaktır.
‘Yeter artık, bu ülke sizin babanızın çiftliği, bu millette sizin tebanız değildir’ diye haykırmaktır.
Vakit kaybetmeden, hemen bu hafta sonu, ülkede yaşananlardan rahatsız olan, sağdaki, ortadaki ve soldaki tüm siyasal partilerin, sendikaların, derneklerin, birliklerin aktif olarak katılacağı bir “Demokrasi ve Adalet” mitingi düzenlenmeli, en az 2 milyon insanın bir araya gelmesi sağlanmalıdır.
Her hafta sonu aynı birliktelik farklı bir kentten sesini yükseltmeli ve seçim talebi dillendirilmelidir.
Bu mitinglerde ortak talep Demokrasi, Adalet, gelir dağılımındaki eşitsizlik olmalıdır.
Eğer bu birliktelik ve ortak tavır kararlı bir şekilde ortaya konulmazsa, yarın çok geç olabilir.
Baksanıza, Demokrasiyi, insan haklarını, huzuru talep etmek suç haline geliyor, getiriliyor.
Baksanıza, dürüstlüğüne milyonların kefalet ettiği seçilmişler zindanlarda çürüyor, çürütülüyor.
Baksanıza milyonlarca emekli, asgari ücretli insanca yaşayacağı barınma ve beslenme hakkı için feryat ediyor.