banner257

İDRAR YOLLARI TAŞ HASTALIKLARI VE GÜNCEL TEDAVİLERİ

Böbrek taşları kimlerde görülebilir?

Hayat boyu üriner sistem (böbrek, idrar kanalı ve idrar kesesi) taş hastalığına yakalanma oranı %1-15 arasındadır. Coğrafik faktörler, ırk, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları, sosyoekonomik durum, yaş ve yaşam şekli taş oluşum nedenlerini etkileyen faktörlerdendir. Ülkemiz (özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesi) ‘taş kuşağı’ ülkelerindendir. Üriner sistem taş hastalığının Türkiye’de görülme oranı %15 civarındadır. Bu oran iç ve doğu bölgelerde daha fazladır.

Taş tiplerine göre bir takım değişiklikler olsa da taş oluşum sürecindeki sıralama şu şekildedir:

  • İdrarın taşı oluşturan tuzlarla aşırı doygunluğa ulaşması
  • Bu doygunluk sonrası kristal oluşumu
  • Oluşan kristallerin büyümesi
  • Kristallerin birbirine yapışması ve taş oluşumu.

Taş hastaları nelere dikkat etmelidir?

Tüm taş hastalarının uyması gereken bir takım önleyici tedbirler mevcuttur. Bu tedbirlerin başında yeterli sıvı alımı gelmektedir. Erişkin bir taş hastası günde ortalama 2.5-3 litre sıvı almalıdır. Yeterli sıvı tüketimi idrarın yoğunluğunu azaltacaktır. Fiziksel aktivite ve özellikle kilo kontrolü oldukça önemli diğer bir faktördür. Beslenme alışkanlıkları da mutlaka düzenlenmelidir. Sebze ağırlıklı ve tuzsuz yemekler tercih edilmelidir. Hayvansal proteinler daha az tüketilmelidir. Aşırı c vitamini alımı uygun değildir. Bütün bu önleyici tedbirlere her taş hastasının ve ailevi taş hikayesi olanların uyması gerekmektedir.

Taş hastalığının belirtileri ve tanısı nedir?

Hastaların birçoğu mevcut taşlarının farkında olmayabilir. Böbrek içerisinde sessiz duran taşlar herhangi bir şikayete neden olmayabilirler. Genellikle üreter denilen, böbrekte oluşan idrarı idrar kesesine ulaştıran kanala, giren taşlar şikayete yol açar. Hastalar sıklıkla polikliniğe ağrı, idrarda kanama ve yanma, bulantı, kusma, iştahsızlık gibi şikayetlerle başvururlar.

Taş hastalıkları tanısında; ayrıntılı hikaye, muayene, laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme (röntgen, ultrasound ve tomografi) yöntemlerinden yararlanılır.

Taş tedavisi nasıl yapılır?

Yaklaşık 15-20 yıl öncesine kadar her taş için hemen hemen tek tanı yöntemi mevcuttu; ‘açık ameliyat’. Değişen ve gelişen teknoloji ile beraber, böbrek ve idrar kanalı taşları için artık açık ameliyat neredeyse terk edilmiş bir yöntemdir. Hastanın günlük yaşama dönüşünü hızlandıran, hastanede yatışını çok kısaltan tedavi yolları günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Taşın yerine, boyutuna ve hastanın daha önce geçirmiş olduğu operasyonlara göre tedaviler yapılmaktadır.

Eswl ismi verilen şok dalgalarla uygulanan taş kırma işlemi böbrek ve idrar kanalı içerisinde ki 1 cm ve daha küçük taşların kırılması için planlanan ameliyatsız bir yöntemdir. Her bir seansı 30-35 dakikadır ve anestezi gerektirmez. Gün içerisinde hastaneden çıkılabilir. Bir taşa en fazla 3 seans yapılmaktadır. Yöntemin amacı taşları kendiliğinden düşebilecek ebatlara (yaklaşık 4 mm ve daha küçük) getirmektir. Gebelerde, doğuştan kanama pıhtılaşma bozukluğu olanlarda ve kan sulandırıcı ilaç içenlerde bu yöntem sakıncalıdır.

Lazer yardımlı endoskopi (kapalı) işlemi ise böbrek ve idrar kanalında ki 1.5 cm büyüklüğüne kadar olan taşlar için uygulanan bir prosedürdür. İdrar yolundan geçilip böbrek kanalına ve hatta böbrek içerine ulaşmaya elverişli kamera sistemleri ile işlem yapılmaktadır. İnce, uzun ve esneme kabiliyeti olan aletlerin bir ucunda kamera diğer ucunda ise lazer geçmesine imkan kılan boşluklar vardır. Alet ile taşın önüne kadar gelinir, lazerle taş kum veya ufak parçalar haline getirilir. Bu parçalar yardımcı malzemelerle ya çıkartılır ya da düşebileceğine kanaat edilirse olduğu yerde bırakılabilir. Bu tedavi yöntemi anestezi gerektirmektedir. Genel anestezi veya spinal anestezi (belden aşağısını uyuşturan) tercih edilir. Hasta 6-7 saat sonra taburcu edilebilir.

Bir diğer endoskopik operasyon yöntemi ise perkütan nefrolitotomidir. Genellikle böbrek içerisinde 1.5 cm’den büyük taşlar için uygulanır. Sırttan yaklaşık yarım santimetrelik kesiden, bir kamera sistemi ile böbrek içerisine girilir. Böbrek içerisinde taş bulup lazer yöntemi ile parçalanır. Parçalar yine aynı kamera sistemi içerisinden geçen basket veya forceps isimli taş tutma malzemeleri ile dışarı çıkartılır. Genel anestezi gerektiren bir operasyondur. Hastamız 2 veya 3 gün hastanede yatar. Gerekli kontrollerden sonra taburculuğu yapılır.

Tıpta ve özellikle üroloji alanında ki bütün güncel gelişmeler, hastaların daha kısa sürede eski sağlığına kavuşmasını amaçlamaktadır. Bizler de bu güncel gelişmeleri gerek yurt içi gerekse yurt dışı eğitimleriyle yerinde takip edip hastalarımıza en etkili tedaviyi en kısa sürede vermeyi hedeflemekteyiz.

Sağlıklı günler...

YORUM EKLE

banner310