banner257

İLKER BAŞBUĞ’UN DURUŞU VE SESSİZ KALAN MHP

Malumunuz üzere geçenlerde İlker Başbuğ 2009 yılında apar topar meclisten geçirilen bir yasadan bahsetti. Bu yasanın stratejik olarak önemine değinen İlker Başbuğ belli ki birilerini çok rahatsız etti.

Sanki bir anda Pandora’nın kutusu açıldı.

Aslında bu kutu daha öncede açılabilirdi ama İlker Başbuğ nedendir bilinmez, bu olayı bugüne kadar söylemedi. Demek ki artık Pandora’nın kutusunun, yani işin esas tezgahlayıcısı FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmasının zamanı geldi…

AKP genel başkanının aşırı bir karşı atak yapması ve vekilleri adli merciler üzerinden İlker Başbuğ’un üzerine yollaması bu işin çok daha fazla büyüyerek devam edeceğinin göstergesi olsa gerek.

Birlerinin tamda BAM teline basılmış belli ki…

İleride bir gün, bu memleketin şerefli, vatansever savcıları FETÖ’nun siyasi ayağına dair başlatacakları bir soruşturmada, İlker Başbuğ’un söylediği yasa değişikliği üzerinden yola çıkacakları kesin. FETÖ’nun siyasi ayağı için milat olarak 2009 yılı belirlenecek gibi görünüyor.

AKP genel başkanının FETÖ’cu olmak açısından milat olarak belirlediği Aralık 2013 tarihi, 2009 yılına doğru geriye kayacak! Bu çıkış, pek çok siyasetçinin ileride yaşaması kuvvetle ihtimal olan FETÖ yargılamalarında bir dayanak olacaktır.

Şunu unutmamak lazım bu ülkede herkes yargılanır! Gerekirse ölmüş olanlar ve ölmek üzere olanlar bile yargılanır… O günlerin ışığı şimdiden kendini göstermiştir. Türk devleti bu ihanetin bedelini kim olduğuna bakmaksızın gün gelecek her bir siyasiden soracaktır! Zaten verilen aşırı tepkinin asıl sebebi de gelecek kaygısındandır.

Burada akıllara takılan ikinci olay ise Cumhur İttifakı içinde yer alan MHP’nin sergilediği tavırdır.

İlker Başbuğ’un bu çıkışı neticesinde onu sindirmek için bir anda teyakkuza geçen AKP’ye karşı, bilinçli her Türk vatandaşı tepki göstermektedir.

Peki, tüm bu yaşananlar karşısında MHP neden bu kadar sessizdir?

En ağır bedelleri ödeyen ama davasından milim taviz vermeyen Ülkücü hareketin şerefli mensupları böylesine bir sessizliği hak etmemektedir!

Ülkücüler, MHP genel merkezinin bu davranışını elbette içlerine sindiremiyorlar…

Ama MHP genel merkezinin “müstemleke” memleketlerin sergilediği bir tavırla, Cumhur ittifakı içerisinde pozisyonlanması, bu tip durumlarda parti yöneticilerini sessizliğe itiyor belli ki…

Bir terör örgütü lideri gibi yargılanıp tutuklanan İlker Başbuğ için o zamanlarda desteğini esirgemeyen MHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Genelkurmay başkanı nasıl olurda böylesine bir iftira ile hapse atılır diyen MHP, şimdilerde böylesine bir durumun karşısında derin bir sessizlik içerisinde.

MHP’nin sessizliği Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan ülkücülerin içini sızlatmaktadır.

51 yıllık hikayenin geldiği şu noktada pamuk eldiven içindeki çelik yumruğun masaya inme vaktidir… İlker Başbuğ’un bu çıkışına sahip çıkmak, araştırmak ve olayın siyasi ayağını yargıya intikal ettirmek memleket meselesidir… MHP eğer 51 yılı geride bıraktıysa bunu susarak başarmamıştır!

Neticede FETÖ’nun bir siyasi ayağı varsa bunu ortaya çıkarmak tüm ittifaklardan ve kazanımlardan daha önemlidir.

Allah’a emanet olunuz.

Dr. Hasan Sami Özvarinli

YORUM EKLE

banner310

banner312

banner296