banner257

“DERİN KAYSERİ” İDDİASI

Kayserili Gazeteci Yazar Çetin Agaşe’nin sahibi olduğu www.cetinagase.net uzantılı internet sitesinde, Kayseri’yle ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme alındı. “Derin Kayseri” başlığı altında ‘Kuzeyli’ mahlasıyla yayınlanan köşe yazısında Kayseri’nin sosyo-kültürel, siyasal ve ekonomik analizi yapıldı. Ortaçağ şehircilik yapılanmasına uyarlanan yazıda Kayseri’nin ‘Yerli ve Köylü’ aileleri, STK’ları ve ticareti hakkında çarpıcı iddialar ortaya atıldı.

“DERİN KAYSERİ” İDDİASI

Kayserili Gazeteci Yazar Çetin Agaşe’nin sahibi olduğu www.cetinagase.net uzantılı internet sitesinde, Kayseri’yle ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme alındı. “Derin Kayseri” başlığı altında ‘Kuzeyli’ mahlasıyla yayınlanan köşe yazısında Kayseri’nin sosyo-kültürel, siyasal ve ekonomik analizi yapıldı. Ortaçağ şehircilik yapılanmasına uyarlanan yazıda Kayseri’nin ‘Yerli ve Köylü’ aileleri, STK’ları ve ticareti hakkında çarpıcı iddialar ortaya atıldı.

Kayseri’nin ‘İç Kale’de yaşayan mutlu bir azınlık tarafından yönetildiğini iddia eden Kuzeyli, ulusal ve uluslararası ilişkilerden belediye ve odaların başkanlarının seçimine, basın yayın organlarının işleyişinden dernek ve yardım kuruluşlarının organizasyonlarına, siyasi parti örgütlenmelerine ve hatta illegal yapılara kadar Kayseri’nin kontrolünün bu azınlıkta olduğunu öne sürdü.

İşte Kayserili Gazeteci Yazar Çetin Agaşe’nin sahibi olduğu www.cetinagase.net uzantılı internet sitesinde, “Derin Kayseri” başlığı altında ‘Kuzeyli’ mahlasıyla yayınlanan çok çarpıcı o köşe yazısı:

“DERİN KAYSERİ DÜNÜ & BUGÜNÜ

  1. şehirleşmesi ile ilk çağlardan bu yana şehrin güvenliği için Sur larla çevrilmiştir. Sur şehirde yaşayanların güvenliğini sağladığı gibi ticaret ve el sanatlarının merkezi olmuştur. Ticaret ve zanaatkarların mesleklerini icra etmesiyle de finansal merkez halini almıştır. Kaleye hakim olan ticaret ve zanaatkarlara dolayısı ile finansa hakim oluyordu. Dünyada bilinen tüm Sur ile çevrilmiş şehirlerin pek azında İç Kale inşa edilmiştir. Başta TAPINAK ŞOVALYELERİ olmak üzere özellikle o şehirde yaşayan ELİT AZINLIĞIN kendini toplumdan izole etmişler, aynı zamanda dış sur içindeki halkın üzerinde bir baskı oluşturmuş, toplumsal ve ekonomik stratejiler İÇ KALE den belirlenmiştir. İÇ KALE de Kral ve Krala yakın seçkin zengin aileler yaşardı. Gelelim günümüze… Ortaçağdan günümüze kalan yukarıda bahsettiğimiz Şehirlerden biridir Kayseri. Adını Kral Kayzer den alan zengin ve kadim bir şehir. Kayseri tarihini Hattilerden, Romadan, İlhanlılardan başlayarak uzun uzun anlatmayacağım. İsteyenler birçok kaynaktan bu bilgilere ulaşabilir. Benim vurgulamak istediğim Ortaçağ perspektifinden günümüzün Kayseri sinin siyasal, ekonomik, sosyolojik, psikolojik analizidir. Bir dönem Kayseri de yaşadığım için, ortaçağ şehirleri ve Kayserinin çarpıcı benzerliklerini paylaşmak istedim. Kayseri DIŞ SURLARI içinde yaşayanlar kendilerini “ YERLİ” diye tabir eder. Bu YERLİ ler bölgenin en güçlü esnaf, zanaatkar ve ticaret erbaplarıdırlar. Sur dışından gelen KÖYLÜ lerin getirdikleri mal ve ürünler burada alınır satılır. Köylülerde ihtiyaçlarını sur içindeki Yerli esnaftan temin eder. Şehir büyüdükçe ve zaman ilerledikçe de bu durum pek değişmemiştir. Sur içi YERLİ esnafı daha da zenginleşmiş. Üretim ve Ticaret alanlarındaki MUTLAK HAKİMİYET lerini iyice pekiştirmiştir. Sur dışından, yurt içinden yada dışından üretim yapmak isteyenler Sur içindekilerin menfaati olmaksızın iş yapabilmeleri imkansızdır. Birde İÇ KALE de yaşayan MUTLU AZINLIK vardır. Bunlar Sur içindeki YERLİLERİ koordine eder. Sur İçinde kim ne işle uğraşacak, kim siyasetle ilgilenecek, dini cemaatler, kim sivil toplum örgütlerini yönetecek…. hep iç kalede planlanır. İç kale birkaç aileden oluşan Mutlu Azınlıktır. Sur içinde ne kadar zengin olursa olsun İç Kale den olma şansları yoktur. İç Kalenin mutlu azınlığı “ Biz Yerlisiyiz” derler, ancak onlar diğer Yerlilerden daha Yerlidir! Ulusal ve Uluslar arası tahmin bile edilemeyecek ilişkiler bağlantılar hep İç Kale den yapılır. Belediye Başkanları İç Kaledeki Mutlu Azınlık tarafından belirlenir. Tayin ile gelen bürokrat ve yetkililer itaatkar değil ise anında başka bir yere tayini çıkarılır. Odalar, Basın Yayın organlarının tamamı, Belediyeler, Bürokrasi, Dernekler, Yardım Kuruluşları, Siyasi Partiler ve hatta mafya organizasyonları hep İÇ KALE nin kontrolündedir. İÇ KALE nin mutlu azınlığı dünya ve Türkiye siyasetini yakından takip eder. Hiçbir ideolojileri yoktur. Siyasi konjoktrü iyi koklarlar. İktidar partisinin ilk seçimde kaybedeceğini anladıklarında ( Uluslar arası bağlantılarından aldıkları tüyolarla) olası kazanacak siyasi partiyi hemen bir şekilde kontrolleri altına alarak ilk seçimlerde iktidara yakın pozisyonlarını alırlar. Sur içindeki yerlilerle birlikte bir şekilde KÖYLÜ lerin siyasi tercihlerini yönlendirirler. Kayseri yakın siyasi geçmişine bakıldığında bu daha net görülecektir. Şehrin çıkardığı milletvekilleri hangi parti olursa olsun İÇ KALE nin kontrolündedir. Hisarcık ilçesinde bulunan Bağ evlerinde ( villa ) toplanan DERİN KAYSERİ nin içinde İÇ KALE nin Mutlu azınlığından birkaç kişi mutlaka vardır, ve o kişiler hep baş köşede oturur, onların sözünün üstüne söz söylenemez. Söyledi diyelim anında AFOROZ edilir. İşadamı, ticaret erbabı ise bir şekilde işleri bozulur. Bürokrat ise ( konuşturulmaz, adam yerine bile koyulmaz) olaki konuşturulur, muhalif olduğu hissedilir ise “yandı gülüm keten helva”. İÇ KALE nin EFENDİLERİ ne muhbirlik eden YERLİLER ( hepsini kast etmiyorum), onlara itaatleri ve sadakatleri nisbetinde onurlandırılır. Bağ evinin önüne kadar asfalt dökülür, oğlu-kızı okul bitirmişse hemen bir kuruma yerleştirilir. Arsası varsa imara sokulur, imarlı ise inşaat oranı artırılır. İÇ KALE nin gözüne girebilmiş, onların kirli işlerini tam bir sadakat ve gizlilikle yapan her kim olursa olsun ödüllendirilir. ( Bu işleri yapanların, olası sızmalara karşı Kayseri li olmayanlardan tercih edilir) Kayseri Yerlileri şehir içinde hep bir mahallede hatta mümkünse aynı binada, sitede oturur. Yerli olmayanlar ile komşu olmaya başladıklarında yeni bir cazibe merkezi oluşturarak oraya yerleşirler. Bugün Kayseri de paranız olduğu halde satın alamayacağınız, oturamayacağınız daireler mevcuttur. Satılık bir dairede olsa köylü yada yabancı iseniz size satılmaz. Satılık daireye de satılık ilanı verilmez. Kendi aralarında alır verirler. Köylü ve yabancıların cenazeleri Hunat Camiinden, Yerlilerin cenazeleri Cami-i Kebirden kalkar. Camileri bile farklıdır. Cenazelerin defin yerleri bile farklıdır. Şehir Mezarlığının 1. Kapısına köylü yada yabancı biri defnedilemez. Paranız olsa da mezar alamazsınız. Oraya ancak Şehrin YERLİLERİ defnedilir. Çünki onlar ayrıcalıklıdır. Yaşarken de, camii de de, mezarda da birliktedirler. Yerlilere yada İÇ KALE nin EFENDİLERİ ne hizmet edenler bu ayrıcalıktan faydalanamaz. Maddi durumu yada kariyerinin hiçbir önemli yoktur. KAYSERİ tarihi ve demografik yapısı incelendiğinde Ermeni, Rum, çok az da olsa Yahudi aile olduğu görülecektir. Bu ailelerin bir kısmı mübadele ile yurt dışına gönderilir iken bazı aileler de isimlerini, dinlerini değiştirerek yaşadıklarını görürüz. Kurtuluş savaşında Müslüman Türk aileler erkeklerini cepheye gönderdiğinde Gayrı Müslim aileler ticaret ve zanaat te inisiyatifi ellerine geçirmişlerdir. İşte o günlerde İÇ KALE nin EFENDİLERİ olmuşlardır. EFENDİLERE muhalefet eden bir oluşum bile olsa hemen Kayserinin Yerlileri oluşan muhalif cephede en ön safta yer alarak muhalefeti bile kontrol etmektedirler. Derin Kayseri ye muhalif olan STK ların başında yine Yerlilerin olması düşündürücü değilmi? 15 Temmuz darbe ve kaos girişiminden sonra yürütülen FETÖ operasyonlarında Bylock kullananlar tutuklanırken, FETÖ terör örgütüne yardım ve yataklık yapanlar tutuklu ve cezaevindeyken, aynı suç ve delillerden alınan insanlar ellerini kollarını sallaya sallaya rahatça gezindiklerini gerek basından gerekse Kayseri deki dostlarımızdan öğreniyoruz. Aklınıza BOYDAK GRUBU gelebilir. Boydak lar YERLİ değildir. Hacılar ilçesindendir. Finansal güçleri ne olursa olsun feda edilebilir idi, edildi. Zaten BOYDAK Grubunun YERLİLERE rağmen bu kadar büyümesi ve zenginleşmesi EFENDİLERİ rahatsız ediyordu uzunca bir süredir. Oysa bir Oda başkanının FETÖ ilişkisi tüm Kayseri tarafından bilinmesine rağmen alel acele İNGİLTERE büyükelçisini evinde misafir ederek Fahri İngiltere Konsolosluğu zırhına alınması oldukça düşündürücüdür. Kayseri nin oldukça büyük bütçelere sahip işletmelerine 15 Temmuz öncesi çöreklenen, 15 Temmuz sonrası FETÖ ile ilişkilerinden dolayı mal varlığına tedbir koyulan ve yurt dışına çıkış yasağı bulunanların hala aynı koltukları işgal etmeleri. FETÖ den soruşturma geçiren bürokratların hala görevlerine devam etmeleri DERİN KAYSERİ nin ve EFENDİLER in gücünü göstermektedir. Aynı DERİN KAYSERİ köylü! Bürokratları FETÖCÜ diye fişleyip yargının önüne atarak kendi FETÖCÜ lerini korumaya, kurtarmaya çalışmaktadır. Kayseri Türkiye nin göstergesidir. Aklıma Rahmetli Süleyman DEMİREL in bir sözü geldi; “ Kayseri de seçimleri kim kazanırsa Türkiye de o kazanır” Bakalım Kayseri de kim kazanacak. REİS ve ona inanan Ayağı Çarıklılar mı? İç Kalenin EFENDİLERİ mi? (Kayseri özelinde yaptığım bu analizin birçok Kayseri liyi rahatsız edeceğini biliyorum. Ancak ekser çoğunluk olan Kayseri lileri ise düşündürecektir.) KUZEYLİ”

“KAYSERİ, TÜRKİYE’NİN GİZLİ BAŞKENTİDİR”

Söz konusu köşe yazasıyla ilgili görüşlerini aldığımız Kayserili Gazeteci Yazar Çetin Agaşe, “ Kayseri Türkiye’nin gizli başkentidir. ‘Derin Kayseri’ yazısından daha fazlasının olduğunu biliyoruz. Bu sadece terbiye sınırları içinde kaleme alınan bir yorum. Bu yazı en hafifi, 1. Basamağı ve ben daha hiçbir şey yazmadım.” İfadelerinde bulundu.

HABER: ALİ TÜRKASLAN

HABER: ALİ TÜRKASLAN

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2017, 12:31

ALİ TÜRKASLAN

YORUM EKLE
YORUMLAR
no comment
no comment - 2 yıl Önce

yukarıdaki yorumlara Kayseri'de yaşayan bir köylü olarak tamamen katılıyorum.Ayrıca yaşım itibarı ile duymuşluğumun yanında birebir yaşamışlığımda vardır.Yazarın dediği gibi yazıda anlatılanlar hafif bile kalır.

Sosruko
Sosruko - 2 yıl Önce

tam kitabın ortasından yazmış tebrikler eksiği var fazlası yok..

Ahmet akgün
Ahmet akgün - 2 yıl Önce

Çetin beyin bu olaya açıkla yapması gerekiyor. Çünki bu açıklamalar bence çok doğru ve şimdiye kadar bu kadar net ve açık çetin beyden başkasıda yazmamıştı tüm kitaplarınıda okudum ve tüm çıktığı kanallardaki konuşmalarını dinlemiş biriyim boş olmayan gercek bir gazeteci...

Bekir Okcu
Bekir Okcu - 2 yıl Önce

Külliyen ve harfiyen doğru tesbitler.35 yıldan beri aynı binada oturduğum yerli Kayseri'ler,bana köylü der,hiç alınmam,çünkü alıştım.Köylülüğüm ile gurur duyuyorum.Onlar'da yerliliklerinin hayrını görsünler.Savaş açacak halim yok.Geçiniyoruz.

Bekir DEMİRAĞ
Bekir DEMİRAĞ - 2 yıl Önce

Keşke bu KUZEYLİ denilen zat gerçek ismini yazabilseydi ? Kayseri'mizin acı ama çarpıcı gerçeklerinden söz etmiş . Resmen KRAL ÇIPLAK demiş !. İlgi ile okudum. Derin Devlet tabiri ağır kaçmış... Farklı bir benzetme de yapabilirdi ?

hatem
hatem - 2 yıl Önce

bazıları dogrudur şimdi geçmez akçe oluyor gibi şimdi yozgatlı nevşehirli sivaslı hemoganyası yavaş yavaş başladı

Selin tok
Selin tok - 2 yıl Önce

Çetin agaşenin kitaplarıyla büyüdüm o yüzden bu cesaretide sadece o gösterirdi yazılanları okudum.. Hükümetin çetin agaşeyi dikkate alması gerekiyor acilen...

yunus yurdakul
yunus yurdakul - 2 yıl Önce

süper bir yazı düşündürücü REİS e canım feda Develiden hakikati haykıranlara selam


SIRADAKİ HABER

banner271