GÜRER “AKP İKTİDARLARININ ENKAZI BÜYÜYOR”

Gürer” 1 Ocak – 25 Kasım günleri arasında icra ve iflas dairelerine UYAP üzerinden toplam 7 milyon 680 bin yeni dosya geldi”

GÜRER “AKP İKTİDARLARININ ENKAZI BÜYÜYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer AKP iktidarının 20 yılda enkazın katlayarak artmaya devam ettiğini ve bu enkazın en çok sabit ve dar gelirlilerin yaşamını daralttığını söyledi. Gürer “Hazinenin borç stoku Ekimde 133 milyar lira daha artarak 3 trilyon 808 milyar lirayla rekor bir düzeye yükseldi. Borç stokunda bu yılın ilk 10 aylık dönemindeki toplam artış ise 1,1 trilyon lirayı buldu.

Borç stokunun vadesine kadar ödenecek olan faiz yükü ise ekimde 246 milyar lira daha artarak 3,4 trilyon liraya kadar çıktı. Faiz yükünde bu yılın ilk 10 aylık dönemindeki artış ise 2 trilyon lirayı buldu.

Borç stokunun 1,8 trilyon liralık kısmı iç borçlardan oluşuyor. İç borç stokunun vadesine kadar ödenmesi gereken faiz yükü ise 2,6 trilyon lira ile borcun ana parasının yüzde 144,4’ü kadar bir büyüklük oluşturdu.

Merkezi yönetim bütçesi, bir ayda 61 milyar lira gibi rekor düzeyde faiz ödemesi yapılan ekim ayında 83,3 milyar lira açık verdi. Yılın ilk 10 aylık dönemindeki bütçe açığı ise 128,8 milyar liraya kadar tırmandı. Bütçe açığının kasım ve aralık aylarında çok daha yüksek miktarlarda gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Buna göre Türkiye her 100 liralık iç borç için 144 lira faiz ödeyecek.

107,8 milyar dolar olan Hazinenin dış borçlarının Türk lirası karşılığı ise ekimde 2 trilyon liraya kadar çıktı. Dış borç stokunun vadesine kadar ödenecek faiz yüzü ise 802 milyar lira olarak hesaplandı.

Hazinenin hem borç stokunun hem de faiz yükünün son 10 ayda 2 trilyon lira gibi oldukça yüksek bir miktarda artması, stokun döviz-faiz yapısından kaynaklanıyor. Zira borç stokunun yüzde 65,5’i döviz ve altın cinsinden alınmış borçlardan oluşuyor.

Dövizin bu yüksek ağırlığı yüzünden yılbaşından bu yana borç stokunda sadece döviz kurundaki artış nedeniyle 700 milyar liralık artış yaşandığı hesaplanıyor.
Döviz, altın ve değişken faizli borçların toplam stok içerisindeki payı ise yüzde 83’ü buluyor. Değişken faizli borçların önemli bir bölümü enflasyona endeksli olduğu için enflasyon yükseldikçe faiz yükü de yükseliyor. Ayrıca değişken faizli dış borçların faiz yükü de kur artışının yanı sıra uluslararası piyasalarda faizin yükseliyor olması nedeniyle artıyor. Türkiye artık dış borçlanmasını yıllık yüzde 10 dolar faiziyle yapabiliyor.

Türkiye’nin borçlarının milli gelire oranı diğer ülkelere göre düşük olmakla birlikte bu borçların çevrilmesinin maliyeti o ülkelerin 20-30 katına çıkıyor” diye konuştu.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer” İktidarın, satın alma gücünü enflasyonla erittiği vatandaşları bankalara borçlandırarak ekonomiyi büyütmeye çalışmasının tetiklediği bireysel krediler ve kredi kartı borçlarındaki artış hızlanarak devam ettiğine dikkat çekti. Gürer “Geliri yetmediği halde, negatif reel faizin de teşviki ve yüksek enflasyon nedeniyle harcamalarını öne çekip borçlanan vatandaşların bankalara olan borcu 11 - 18 Kasım haftasında da 2.4 milyar lira daha arttı. Vatandaşların borcunda son 6 ayda (6 Mayıs – 11 Kasım arasında) 315 milyar liralık artış yaşandı. Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan (konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı) borcu (takiptekiler de dahil) 18 Kasım itibariyle 1 trilyon 427 milyar lira olarak gerçekleşti.

Vatandaşların bu borcunun 1 trilyon 43 milyar lirası bireysel (konut, otomobil, ihtiyaç) kredilerinin, 384 milyar lirası da kredi kartı borç bakiyelerinden kaynaklanıyor. Son hafta tüketici kredilerinde 2,4 milyar liralık artış oldu, kredi kartı borçları ise değişmedi. Vatandaşların vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen ve henüz varlık yönetim şirketlerin devretmedikleri takipteki borçları ise 30,8 milyar liraya yükseldi. Bankaların takipteki bu borçlarını düşük bir bedel karşılığında varlık yönetim şirketlerine devrediyor olmaları bu rakamı olduğundan daha düşük gösteriyor. Vatandaşların varlık yönetim şirketlerine olan borçları son bir yılda 5,3 milyar lira artarak eylül sonunda 36 milyar liraya yükseldi. TOKİ’ye olan konut kredisi borçları da 28 milyar lira oldu. Vatandaşların, bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan (tahsili gecikmiş borçlar da dahil) toplam borcu 1 trilyon 492 milyar lira düzeyinde seyrediyor..Vatandaşların bankalara olan borcunda yıl başından bu yana 400 milyar liralık, toplam borçlarında ise 408 milyar liralık artış yaşandı.” Dedi.

İCRA BASKISI ARTIYOR

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “

Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere güre bu yıl 1 Ocak – 25 Kasım günleri arasında icra ve iflas dairelerine UYAP üzerinden toplam 7 milyon 680 bin yeni dosya geldi. Yeni gelen dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 733 adet bin arttı. Bu dönemde 6 milyon 637 bin dosya da sonuçlandırıldı.

Yeni gelen dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,6 oranında arttı.

İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı son bir yılda 515 bin adet artarak 25 Kasım itibariyle 23 milyon 608 bine çıktı” dedi.

TARIMDA SORUNLAR DURMUYOR

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Tarım sektörünün üretimde kullandığı girdilerde yaşanan fiyat artışları durdurulamıyor. Girdi fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 2,9 oranında artarken, yıllık artış ise yüzde 138,15 oldu.

Bu kapsamda tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında son bir yılda yüzde 145 oranında artış gerçekleşti” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer CHP iktidarında yapacaklarını da özetledi. Gürer “Ülkemizde acil yapılması gereken düzenlemelere ihtiyaç var. Toplulaştırma ve sulama suyu gibi önemli sorunlar yanında girdi maliyetleri düşürülmesi ve tarım alanları yeniden genişletilmesi sağlanarak gübreden yeme tohuma kadar kamucu bir anlayışla sorunlara çözüm getireceğiz. Tarımsal üretimde kullanması için çiftçiye ÖTV’siz KDV’siz kırmızı mazot vereceğiz. Ziraat Bankası kuruluş amacına uygun olarak, çiftçiye üretim için ucuz kredi verecek. Çiftçimizin kredi, su ve elektrik borç faizlerini sileceğiz, anaparayı ise yapılandıracağız.

Her köye en az bir teknik personel ataması yapacağız.

Çiftçiye verilecek destek milli gelirin en az %1’i olacak. Ödeme her yıl Ekim ayında yapılacak.

Ürün taban fiyatlarını bir yıl önce açıklayacağız. Hububat, yağlı tohum, baklagiller gibi belli ürünlerde alım garantisi vereceğiz.

Tarımsal sulamada kullanılan elektrik ve sulama faturaları nedeniyle tarla da ürün varken çiftçi sudan mahrum bırakmayacağız. Tarım kooperatiflerinin yaygınlaşmasını teşvik edeceğiz.

Tarım destekleri ve araçları haczedilemeyecek, desteklerden kesinti yapılamayacak. Hasat döneminde ithalatı yasaklayacağız.

Kadınların ve gençlerin tarımda istihdamının artması için sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesini sağlayacağız.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER