banner257

REFORM HA!.. (Bir Magna Carta Kadar Olamadık)

En başta şunu söylemeliyim.

Bu yazı kesinlikle Bülent Arınç'ı aklama veya müdafaa yazısı değildir.

Kendisini değerlendirdiğimde;benim kriterlerime göre siyaseten negatiftir.

Açacak olursam...

Bi kere aynı dünya görüşüne sahip değilim.

Bana göre;idealist bir dava ve fikir adamı değildir.

Adaletli ve haksızlık karşısında cesur biri olduğunu söylersem bu değerlere bedel ödemişlere haksızlık etmiş olurum.

Siyasi ortamlardan yararlanmasını iyi bilen,güçlüden yana ve her ne kadar nezaketli gibi görünsede bazen şımarıklık derecesinde saygısını yitirebilir.

Ergenekon süreçlerinde askerlerimize ve kadınlara karşı fütursuzca ve saygısızca davranışlarını unutmadık.

Kısacası haz ettiğim biri değildir.

Yalnız...

Son günlerdeki Arınçın çıkışıyla ilgili yaşananlar konusunda fikir ve düşünce namusu adına bir şeyler söylemem gerektiğine inanıyorum..

Malümunuz...

Amerikan seçimlerinin ardından hükümet adalet,yargı reformu ve özgürlükler konusunda bir şeyler dillendirmeye başlamıştı.

Arınç'da bundan etkilenerek güya Erdoğanın bayraktarlığına soyundu.

Umduki: bu yolla Erdoğanın iltifatına mazhar olabilirim.

Ne yazık ki umduğunu bulamadı.

Daha ağzını açar açmaz 'fitne çıkarmakla' ve hainlikle itham edildi.

Mazallah...

Erdoğanın son günlerdeki nasıl bir demokrasi ve reform isteği olmalı ki...

Arınçın söylemleri,AKP'nin kurucusu,kırk yıllık siyasi yol arkadaşları ve abileri kişiyi bile silmeye yetti.

Velev ki,Arınçın yerinde bir başkası olsa kim bilir başına neler gelirdi tasavvur edemiyorum.

Allah aşkına neydi bizim ülke olarak 60 yıldır derdimiz?

İstediğimiz demokrasi değil miydi!

Her platformda, her başımız sıkıştığında demokrasinin adını temcit pilavı gibi dillendirmiyor muyduk! 

Bu demokrasi denen ne menem bir şey ise herkes işine geldiği gibi yorumluyor ve 60 yıldır da bir arpa boyu yol alınamıyor maalesef.

Amma velakin...

Bugün bizim hala yerleştiremediğimiz dört başı mamur geliştiremediğimiz demokrasiyi elin gavuru taa 1215 yılında hem de monarşinin yeryüzünde hüküm sürdüğü bir zamanda temellerini atmış.

Evet...

İnsanlığın demokrasi yolculuğu 1215 Yılında Magna Carta sözleşmesi ile başlamış.

Macna Carta adlı bu sözleşme İngiltere'de Kral ile dinsel ve toprak aristokratları arasında yapılmış.

Yapılan sözleşmenin maddelerine özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum! 

Sözleşmeye göre Kral...

Aristokratlardan oluşan meclisin onayını almadan herhangi bir yasa çıkaramayacak...

Ticareti ve serbest dolaşımı serbest bırakacak...

İNSANLARI DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI YARGILAMAYACAK...

Halkın seçtiği meclisin kararı olmadan halktan vergi toplayamayacak ve mülkiyetine el konulamayacaktır.

Her ne kadar 1215 yılından sonra gelen her Kral Magna Carta sözleşmesine tam uyum göstermemiş...

Arada Kral ve parlemonto arasında çatışmalar yaşanmış olsa da...

Çıkan anlaşmazlıklarda bu Magna Carta müracaat edilen ve yenilenen 'referans sözleşme' olmuştur.

Buradaki can alıcı nokta...

Macna Carta'nın ilerleyen yüzyıllarda dünyada ulaşılan demokrasinin mihengi olmuş olmasıdır.

Aradan geçen 805 yıllık bir süreçten sonra bugün hala...

İnsanların düşüncelerini açıklamaları 'fitne çıkarmakla''hainlikle'değerlendiriliyor...

Cezaevlerinde düşüncelerinden dolayı insanlar hapis yatmak zorunda kalıyorsa...

Varın değerlendirmeyi siz yapın!

Siyaset biliminin tarif ettiği demokrasinin ilk altın kuralı; fikirlerin düşüncelerin serbestçe açıklanabiliyor olmasıdır.

Açıklanan düşünceler hoşunuza gidebilir veya gitmeyebilir.

Tek kriter...

Açıklanan düşüncelerin kişi hürriyetine hakaret,tehdit ve toplumu isyana sevk etmemesidir.

Fransız filozof Voltairenin şu güzel sözünü hatırlayalım:

''Düşüncelerinize katılmıyorum ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar desteleyeceğim''

Bende Bülent Arınç'ın samimiyetine ve dürüstlüğüne inanmamama...

Son açıklamalarının bir kısmına katılmamama  rağmen...

Bu derece tu kaka yapılmasını ve linç edilmesini demokrasi inancım adına kabul etmiyorum.

Adalet; düşmanına bile istediğin sürece adalettir sözüne çok itibar ederim.

Sayın Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül'ün sözleriyle yazımızı noktalıyalım.

''Bırakın adalet yerini bulsun,isterse kıyamet kopsun''

Saygılarımla...   

YORUM EKLE

banner310