' Sacayaklı bir kutuplaşma var'

Sevgili Okuyucular, Artık Türkiye'de siyasi partilerin tek başına seçimlere gireceği dönem kapanıyor?

Bu duruma gelinmesinin ana nedeni ise, cumhurbaşkanlığı seçiminin 50+1'i dayatıyor olması. Yerel seçimlerde belediye başkanlıkları için 50+1 gerekmese de, ittifaktan yarar umuluyor bu sebeple. Türkiye üç partili bir noktaya doğru gidiyor. Kutuplaşmayı bir eksende iki uç gibi düşünüyoruz. Aslında sacayaklı bir kutuplaşma var.

31 Mart yerel seçimlerinden bir sonraki genel seçimlere yaklaştığımızda MHP ve  İYİ Parti’nin ne yapacağı, ne olacağı belirleyici olacak. İkisi de güçlenemezse MHP, AKP'nin içinde, İYİ Parti'de CHP'nin veya o blokun içinde eriyebilirler. MHP'nin erime ihtimali biraz daha düşük. Çünkü hem iktidarın yanında, hem de iktidardan kaçan oyları büyük bölünün alabilecek pozisyonda. İktidarın ortağı gibi bir pozisyonu var. O nedenle 1 Nisan'dan sonra MHP'nin güçlendiği, özgül ağırlığının arttığı bir siyasi süreç yaşanabilir mi bekleyip göreceğiz.

Bir anlamda bu seçim sürecinin kazananı CHP mi olacak, MHP mi olacak?

CHP olabilir, bu ihtimal güçlüdür. MHP’de CHP’nin ardından güçlenmiş olabilir. Tabii seçim kampanyalarının başlamasıyla birlikte, AK Parti Liderinin de kitlesini dönüştürme gücünü gözardı etmemek lazım.

Bu, bir kez daha aynı şekilde çalışır mı? Çünkü bu ekonomik kriz ortamında bir daha aynı şekilde dönüştürebilir mi? Ama AK Parti bazı büyükşehirlerdeki gücünü MHP desteğiyle koruyabilirse, örneğin Ankara, İstanbul, Antalya, Bursa ve Kayseri gibi büyükşehirleri yeniden alırsa, bu durum, MHP'nin oyu artmasa bile, devlet aygıtı ve iktidar üzerindeki baskısını, özgül ağırlığını artıracaktır.

'AKP'nin oyu kaçınılmaz olarak düşecek, belki ‘yüzde 37 bandını görecek’.

Ekonomideki olumsuz tablo, iktidar partisini nasıl etkilediğini sokaktaki vatandaşa sorduğunuzda görebilirsiniz? Seçmenin 31 Mart yerel seçimlerinde Oy verme davranışında büyük değişiklik beklenebilir?

Ekonomi her zaman önemlidir. Türkiye'de insanlar olaylara hanenin dirliği, düzeni ve geçimi üzerinden bakıyor.

Ekonomik krizinin en önemini, gıda fiyatlarındaki enflasyon ve işsizlik meselesi belirliyor. Son dönemde derin bir ekonomik sarsıntıdan geçtiğimiz açık ve net. Bunun gündelik hayata yansıması kaçınılmaz. Ancak burada bir eşik var. Kutuplaşma ile kimliği arasına sıkışmışlıkla, ekonomik sıkıntının hanenin üzerinde yarattığı baskı dengesinin nerede kırılacağını, bir anlamda bedeli hangi noktada ödeteceğini kestirmek güç. Ancak AKP oyunu artıramayacak, yani yüzde 40’ın altına yüzde 37 olma ihtimali var. Ama nereye kadar geriler, borsacıların deyimiyle yüzde 37'yi test eder mi? Bunu şimdiden kestirmek güç ama oyunu artıramayacak.

İttifak konusunu MHP gündeme getirdi ve ilk başka MHP istekli, AKP isteksiz görünüyordu ve sonuçta "Bitti" açıklamasını yaptılar. Şimdi AKP bu zorlukları gördüğü için mi tekrar ittifak masasına döndü?

Kamuoyunun "isteklilik, isteksizlik" olarak algıladığı süreci ben şöyle değerlendiriyorum: El yükselttiler.

'AKP rahatsız ama mecbur'

Pazarlığın, siyasi müzakerenin yöntemi olarak, amacın ittifakı bitirmek olduğunu sanmıyorum. AKP bir yandan MHP'nin yanı başında bu kadar güçlenmesi, özgül ağırlığını artırmasından kuşkusuz rahatsızdır.Ama bir yandan da mecbur.

Devlet Bey, el yükselterek yürüyor. Uzlaşmacı olmak yerine, genellikle gerilim politikası izleyen Recep Tayyip Erdoğan da el yükseltiyor. Karşılıklı açıklamaları ben hiçbir zaman ittifak bitiyor diye anlamadım. İki ay önce tartışma yapılmadan uzlaşsalardı MHP'ye belki Adana, Mersin, Manisa ve Osmaniye verilerek uzlaşılmak durumunda kaldılar.

Yerel seçimlere yaklaşırken, özellikle ekonomik krize çözüm üretecek politikalar üreten söylemeleri, vatandaşa iyi anlatanlar başarılı olabilecekler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.