banner257

CHP’Lİ ARIK 8 YAŞINDAKİ OTİZİMLİ BERAT’IN SESİ OLDU

Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Hatay’da evininin balkonuna yaptırılan demir parmaklıkların ardına kilitlenen 8 yaşındaki otizimli Berat İldiz’in fotoğrafını göstererek, “Her 54 çocuktan biri otizmli doğuyorsa biz bu çocukları niçin göremiyoruz? Yanıtı işte bu fotoğraf… Çünkü henüz 8 yaşında olan Berat, evinin balkonundaki demir parmaklıların arkasında…” dedi.

CHP’Lİ ARIK 8 YAŞINDAKİ OTİZİMLİ BERAT’IN SESİ OLDU

Downsendromu, otizm ve diğer gelişim bozukluklarının yaygınlığının tespiti ile ilgili bireylerin ve ailelerin sorunlarının çözümü için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan komisyonun hazırladığı rapor TBMM’de görüşüldü. Rapor üzerine CHP adına konuşan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, otizmin görülme sıklığının giderek arttığını belirterek, “1980'li yıllarda her 2.500 çocuktan 1'i otizmli doğarken bugün her 54 çocuktan 1'i otizmli doğmaktadır. Doğal olarak şu soruyu sorabilirsiniz sayın milletvekilleri, her 54 çocuktan 1'i otizmli doğuyor ise biz bu çocukları niçin göremiyoruz? Yanıtı işte bu fotoğraf. Siz Berat'ı annesinin elinden tutup sokakta yürürken göremezsiniz. Çünkü henüz 8 yaşında olan Berat evinin balkonundaki demir parmaklıklar arkasında hapis hayatı yaşıyor. Peki, hapis hayatı yaşayan sadece Berat mı? Hayır, değil. Bakınız, sayın milletvekilleri, bu da başka bir fotoğraf, bu da Umut. Umut'un annesi de Umut'u ellerinden ayaklarından yatağa bağlamakta bulmuş çareyi. Sakın ha, beni de yanlış anlamayın. Ben, ne Berat'ın ne de Umut'un annesini yargılamak için, suçlamak için bu fotoğrafları göstermiyorum. Benim isyanım, bu annelere bu çaresizliği yaşatan sisteme, düzene. Sayın milletvekilleri, inanın, çoğu otizmli aile çocuklarıyla birlikte evlerinde hapishayatı yaşıyor çünkü toplum otizmi bilmiyor, bu çocukları ve ailelerini yargılıyor ve dışlıyor. Düşünebiliyor musunuz, bakınız, Aksaray'da bir muhtar adayı, kaynaştırma eğitimi alan bu özel çocuklara okuldan attıracağım diyerek, mahalleden oy istiyor ve kazanıyor. Dediğini de yapıyor hem de okul müdürüyle birlikte yapıyor. Sayın milletvekilleri, biz ne ara bu kadar vicdansız, acımasız, halden anlamaz olduk, inan ki bilmiyorum.” diye konuştu.

GAZİ MECLİSİN ÖNCELİĞİ BERAT DEĞİL MAFYA BABALARI OLDU

Araştırma Komisyonun hazırladığı raporun bir yıldır görüşülmemesini eleştiren Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Toplum, Berat'ların farkında değil ama üzülerek söylüyorum ki Gazi Meclisimiz de farkında değil. Değerli milletvekilleri, evet, binbir zorlukla da olsa araştırma Komisyonu kuruldu, Komisyon büyük bir titizlikle çalıştı, kimi dinlemesi gerekiyorsa dinledi, nereye gitmesi gerekiyorsa gitti. Teşekkür ediyorum ama sayın milletvekilleri bu raporun üzerinden tam bir yıl geçti, bir yıl oldu, ancak bugün görüşebiliyoruz. Siyaset yapmak için söylemiyorum, üzülerek söylüyorum ki Gazi Meclisimizin önceliği Berat'ı değil de mafya babalarını hapis hayatından kurtarmak oldu.”

EN ÖNEMLİ İLAÇ EĞİTİM

Otizmin bilinen en önemli ilacının eğitim olduğunu ifade eden Arık, otizmli bireylerin haftada 40 saat nitelikli eğitim almaları gerektiğine ancak günümüzde ayda sadece 12 saat eğitim alabildiklerine dikkat çekti. Evinin balkonunda demir parmaklıklar arkasında yaşamak zorunda bırakılan Berat ve aynı kaderi paylaşan diğer otizmli bireylerin eğitimle özgürlüğüne kavuşacağını belirten Arık, engelli bireylerin eğitimi konusundaki eksikliklere dikkat çekti. Arık, “Ülkemizde özel eğitimde hem kadro hem de donanım anlamında çok ciddi eksiklikler mevcuttur. Bakınız, ülkemizde 32 üniversitede özel eğitim öğretmenliği lisans programı yürütülmekte. Bu üniversitelerin 18'inde hiç profesör, 17'sinde de hiç doçent yok; 11'inde de ne doçent var ne de profesör. Ülkemizde öncelik yeni özel eğitim bölümleri açmak değil, var olanı güçlendirmek olmalı. Var olanı güçlendirelim ki nitelikli özel eğitim öğretmenleri yetiştirelim. Olması gereken bu ama inanın, gerçek çok daha acı. Gerçek ne biliyor musunuz sayın milletvekilleri? Gerçek, bu çocuklarımızın eğitimini, özel eğitim öğretmeni olmayan, bir aylık sertifika programıyla ‘uzman eğitici’ unvanı almış, otizmin ‘o’sundan, Down'un "d"sinden habersiz kişiler yapıyor. Maalesef ki gerçek bu.

Bakınız sayın milletvekilleri, çünkü balık baştan kokuyor. Bakın, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü bir din kültürü öğretmeni. Yani itirazımız din kültürü öğretmeni olmasına değil, konusu olmamasına, konusunun dışında olmasına. Baştaki kişi alanın dışında olunca, özel çocuklarımıza eğitim verebilmek için, okul öncesi eğitim, çocuk gelişimi ya da sınıf öğretmenleri eğitim veriyor. Hatta itfaiye bölümü mezunları, bahçe bitkileri bölümü mezunları da isterse bu çocuklarımıza ders verebiliyor. Ben şimdi sorarım sizin vicdanlarınıza: Siz, normal gelişen çocuklarınıza alanı dışında sadece bir ay sertifikayla eğitim almış birisini teslim eder misiniz? Etmezsiniz. Çocuğunuzun matematik dersine Bahçe Bitkileri Bölümü mezunu birisinin girmesine gönlünüz razı olur mu? Olmaz. Peki, bu çocukların günahı ne? Bu çocukların günahı ne Sayın milletvekilleri? Berat'ı, Umut'u niçin alanı dışındaki birilerine emanet ediyoruz? Bu ayıp değil mi, bu günah değil mi, bu vebal değil mi, bu vicdansızlık değil mi? Sayın milletvekilleri geliniz, bu, ucuz iş gücü sertifika sevdamızdan vazgeçelim çünkü söz konusu olan insanın hayatıdır”

ÖNERİLER KAĞIT ÜZERİNDE KALMASIN

3 Aralık 2016 tarihinde resmi gazetede yayımlan Otizm Eylem Planı’nın kağıt üzerinde kaldığını belirten Arık, komisyon tarafından hazırlanan ve önemli öneriler içeren raporun da kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade etti. Arık, otizmli bireylerin ve ailelerinin acil çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çekerek, gerekli adımların bir an önce atılmasını istedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner310