banner257

Gürer: “Mazotta zam geri çekilmeli, ÖTV ve KVD kaldırılmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mazota son bir hafta içinde üst üste 4 kez zam gelmesinin, traktörlerin ekim için tarlaya girmeyi hazırlandığı bu süreçte, üreticiyi mağdur ettiğini söyledi.

Gürer: “Mazotta zam geri çekilmeli, ÖTV ve KVD kaldırılmalı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunlarına dikkat etti.

Siyasi iktidarın tarımı bitirme noktasına getirdiğini anlatan Gürer, tohumların toprakla buluşma döneminde, traktörlerin tarlaya girme sürecinin başladığı bir dönemde mazota bir hafta içinde 4 kez zam gelmesinin, üreticiyi perişan ettiğini belirtti.

Bu zamlarda adeta çiftçiye, “Sen ekim yapma, tarlaya gitme, stoktaki ürününü sevk etme” denilmeye çalışıldığını ifade eden Gürer, akaryakıta gelen zamların diğer girme maliyetleriyle birlikte çiftçinin belini büktüğünü kaydetti.

Mazot zamlarının geri alınması ve mazotta KVD ve ÖTV’nin mutlak suretti kaldırılması gerektiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “çiftçinin ekim yapması isteniyorsa bu yöntemler mutlaka uygulanmalı. Çünkü çiftçi mazot fiyatlarındaki artıştan dolayı traktörünü ve ekipmanını kullanamıyor” dedi.

Ülkemizin pek çok bölgesinde yetişen yerel ürünlerin bittiği için sıcak bölgelerdeki sera ürünlerinin Anadolu’nun pek çok bölgesine ulaştırılmaya çalışıldığını ifade eden CHP Milletvekili Gürer, “mazot zammı ile bu ürünlerin ulaşımında sorun çıkacak. Ürün fiyatlarının üstüne mazot zammı eklenecek. Sera maliyeti kadar nakliye maliyeti olacak. Bu da ürün fiyatını katlayacak” diye konuştu.

BU KAFAYLA MI ENFLASYONU DÜŞÜRECEKSİNİZ?

Gürer, mazot zamlarının ve üreticilerin yaşadığı mağduriyetin, ‘enflasyonu düşüreceğiz’ diyen Hazine ve Maliye Bakanının sözleriyle uyuşmadığını, zira mazot zammının fiyat artışlarına neden olarak enflasyonun yükselmesine sebep olacağını kaydetti.

AHIRLAR BOŞALIYOR

Tarımla uğraşan kesimlerle sürekli görüşüp sorunlarını dinlediklerini aktaran Gürer, “Hayvancılıkta parmağını gözüne sokmak gibi bir durum yaşanıyor. Ahırlar boşalıyor. Küçük aile tipi işletmelerde hayvan kalmadı. 10-20 hayvanı olan ahırlar boşalıyor” dedi.

ULUSAL SÜT KONSEYİ SANAYİCİYİ DÜŞÜNÜYOR

Sanayici ve iktidarın belirlediği kesimlerden oluşan Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye kararı alırken, süt üreticisinin değil, sanayicinin çıkarlarını ön planda tuttuğuna da işaret eden Gürer, “Konsey tavsiye kararı alırken küçük aile tipi iletmelerin durumunu görmezden gelerek, çiğ sütün fiyatını sabit tutmaya çalıştı. Raftaki süt fiyatı ve sütten malul ürünlerin fiyatları ise adeta uçtu. Sanayici çiğ sütü ucuza alıp, ürününü yüksek fiyata satmaya çalışıyor. Yemi de sanayici verdiği için yem fiyatını yüksek tutuyor. Yem fiyatını da sanayici belirliyor. Sanayici kardan taviz vermiyor” dedi.

ÜRETEN KESİM SIKINTI İÇİNDE

Ulusal Süt Konseyinin bu tutumu ve siyasi iktidarın işbilmezilği nedeniyle esas üretin kesimlerin hep sıkıntı içinde olduğuna dikkat çeken Gürer, “Eğer küçük aile tipi işletmeler ve üreten kesim tükenirse, hayvancılık biter. Mezbahalarda kan değil adeta süt akıyor. Süt inekleri kesime gidiyor. Bir süt ineğinin 5 Yavru verdiği düşünüldüğünde, süt iniklerinin kesime gitmesinin hayvancılığı getireceği noktada ortaya çıkıyor” diye konuştu.

ÇİĞ SÜT FİYATI 10 LİRA 50 KURUŞ OLMALIYDI

Hayvancılığın ve küçük aile tipi işletmeciliğin tarihinin en sorunlu dönemini yaşadığını belirten CHP Milletvekili Gürer, “Veterinerlik hizmeti, bakın nakliye, mazot, yem ve diğer girdi maliyetlerindeki artış ahırlarda sıkıntıya yol açtı. Buna rağmen ulusal süt konseyinin çiğ süt tavsiye fiyatının destekle birlikte 9 lira yapması üreticiye bir şey kazandırmaz, süt üreticisinin beklentisi 10 lira 50 kuruş idi. Böyle olsaydı 1 litre süte karşılık 1 buçuk litre yem alabilirdi. Ama bu fiyatla zor görünüyor. Ayrıca kırsalda küçük aile tipi işletmeler sütlerini ulusal süt konseyinin tavsiye fiyatına göre satamıyor. Süt 7 buçuk lira iken tüccar kırsalda 7 liraya süt topladı” şeklinde konuştu.

12 MİLYON TON YEM İTHAL EDİYORUZ

Yem fiyatlarının bu şekilde devam etmesi halinde hayvancılığın sonunun geleceğinin öngörüldüğüne işaret eden Gürer, “12 milyon ton yem ithal ediyoruz. Yem açığımız var. Mısır, soya, arpa, ayçiçeği küspesi, pamuk tohumu küspesi yem için gerekli. Bunları ithal ediyoruz. Ancak bu ürünler kendi ülkemizde de yetişebiliyor olmasına rağmen ülkeye yönetenlerin bakış açısının sorunlu olması nedeniyle biz bu ürünleri ithal ediyoruz. İktidar sorunu çözmek istese yem açığını ortadan kaldıracak çözüm yolları bulurdu. Bugün samanın tonu 1600-1700 liraya, yoncanın tonu 3500-3700 lira arasında fiyata satılıyor” dedi.

FRANSA BİZDEN ÇOK SÜT ÜRETİYOR

Çiftçinin desteklenmemesi, hayvan refahının sağlanmaması halinde et ve sütte verimi artırma olasılığının ortadan kalkacağına değinen Gürer, “Türkiye’de 6 buçuk milyon, Fransa’da 3 buçuk milyon süt ineği var. Ancak Fransa’nın süt üretimi Türkiye’den fazla. Çünkü orada hayvanlara yeterli yem veriliyor. Ülkemizde ise yem fiyatlarındaki fahiş artış nedeniyle hayvanlara yeterli yem verilemiyor ve bu nedenle de süt üretimi düşüyor” şeklinde konuştu.

GIDADA KENDİ KENDİMİZE YETEBİLİRİZ

Türkiye’de şu aşamada tarımın bitişinin seyredildiğini söyleyen Gürer, dünyada gıdada kendi kendine yetemeyen ülkelerin sıkıntı yaşadığını ve başka ülkelerden gıda ithalatı yapmaya çalıştığını anlattı. Türkiye’nin ise kendi kendine yetecek şartlara sahip olduğunu ancak siyasi iradenin bu konuda başarısız olduğunu anlattı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER