banner257

“Halk kulağımızı çekti ama kantarın topuzu kaçtı“

7 Haziran da yapılan genel seçimde Kayseri'deki Milletvekili sayısını 7'den 5'e düşürerek tarihindeki ilk büyük başarısızlığa imza atan Hüseyin Cahit Özden önderliğindeki AKP'nin Kayseri İl Teşkilatı, Flamingo sosyal tesislerinde partililerine akşam yemeği verdi. Yemek de tek tek kürsüye çıkan AKP İl Başkanı Özden başta olmak üzere, Mehmet Özhaseki dahil tüm çiçeği burnundaki milletvekilleri partililerini teselli etmeye çalıştı. Özden kürsüye zafer kazanmış komutan edasıyla çıkarken, Özhaseki de halkın AKP'nin kulağını çektiğini ancak kantarın topuzunun kaçtığını öne sürdü.

“Halk kulağımızı çekti ama kantarın topuzu kaçtı“
7 Haziran da yapılan genel seçimde Kayseri'deki Milletvekili sayısını 7'den 5'e düşürerek tarihindeki ilk büyük başarısızlığa imza atan Hüseyin Cahit Özden önderliğindeki AKP'nin Kayseri İl Teşkilatı, Flamingo sosyal tesislerinde partililerine akşam yemeği verdi.  Yemek de tek tek kürsüye çıkan AKP İl Başkanı Özden başta olmak üzere, Mehmet Özhaseki dahil tüm çiçeği burnundaki milletvekilleri partililerini teselli etmeye çalıştı. Özden kürsüye zafer kazanmış komutan edasıyla çıkarken, Özhaseki de halkın AKP'nin kulağını çektiğini ancak kantarın topuzunun kaçtığını öne sürdü.

7 Haziran da yapılan genel seçimde Kayseri'deki Milletvekili sayısını 7'den 5'e düşürerek tarihindeki ilk büyük başarısızlığa imza atan Hüseyin Cahit Özden önderliğindeki AKP'nin Kayseri İl Teşkilatı, Flamingo sosyal tesislerinde partililerine akşam yemeği verdi.
ZAFER KAZANMIŞ KOMUTAN EDASIYLA KÜRSÜYE ÇIKTI
            "Havuz medyası" diye tarif edilen medya gruplarının çağrılmadığı gözlemlenen yemekte konuşan AKP Kayseri İl Başkanı  Hüseyin Cahit Özden,  zafer kazanmış komutan edasıyla çıktığı kürsüde, partililerine "Bu seçimin kahramanı değerli arkadaşlarım"  sözleriyle hitap etti.    
"ARKADAŞLARIMIN GÖZLERİNDEKİ ÜZÜNTÜ VE YAŞ BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİR"
Daha sonra "Arkadaşlarımın gözlerindeki üzüntü ve yaş beni çok etkilemiştir" diyen Özden,
"49 günlük seçim süresince yapmış olduğum hizmetlerden dolayı, toplamda sadece ana kademede bin 400 adet program yapan sizlere tek tek teşekkür ediyorum. Hepinize ayrı ayrı saygı sevgi teşekkürlerimi sunuyorum, hepiniz sağolun. 50 gün içerisinde yapılan bütün bu programlara baktığımızda bütün teşkilatıma teşekkür ediyorum. Bu davada yüzde 41 oy almış dava arkadaşlarımın gözlerindeki üzüntü ve yaş beni çok etkilemiştir. Ama şunu bilin ki; bu dava şu anda yeni başlıyor. Yarından itibaren ikinci yarıya yeni başlıyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum" şeklinde ifadeler kullandı.

7 HAZİRAN'DAKİ TABLOYU, UHUD SAVAŞINDA ALINAN YENİLGİYE BENZETTİ
Ardından kürsüye gelen çiçeği burnundaki AKP Kayseri Milletvekili Kemal Tekden de, seçimde ortaya çıkan tabloyu Uhud savaşında alınan yenilgiye benzeterek, partililerin bu sonuca üzülmemesi gerektiğini öne sürdü. Konuşmasında, paralel yapı diye yaftalanan Fethullah Gülen Cemaati mensuplarının diline pelesenk olan "Allah var, gam yok" ifadesini de kullanan Tekten, şöyle konuştu:
            "Bu sonuca üzülmemek gerekiyor. Ortada zaten kaybedilmiş bir şey yok sadece ders almamız gereken bir durum ve pozisyon var. Hala Ak Parti bu milletin omurgasıdır. Hala Ak Parti Bu milletin ümididir istikbalidir. Gelecek halen Ak Parti'dedir. Bu yüzden asla üzüntüye kırgınlığa gerek yok. Hayatta öğrendiğim en güzel sözlerden bir tanesi 'Allah var, gam yok' sözüdür. Allah var keder yok. Uhud Savaşı'nda da Müslümanlar üzülmüştü, gönülleri hoş olmuştu. Ama gördük ki Uhud bu ümmet için gerekliymiş. Bu günü de öyle düşünmemiz lazım. Bu gün de o Uhud'dan farkı yok. Bakın Cenabı Allah ne buyuruyor; 'Gevşemeyin üzülmeyin.' Demek ki bugün silkinme zamanı, demek ki bugün yeniden dirilişin vakti. Tabi bu seçimde bizim sakalımız kesildi ama sakalı daha gür bir şekilde çıkarmak bizim elimizde. Bu dönemde bizim ağacımız budandı, ama daha gür bir ağaç çıkarmak bizim elimizde. Asla ve asla millete küsmemek durumundayız. Ne durumda olursak olalım bu millete hizmet etmek bize şereftir. Azmimizi ve heyecanımızı asla ve asla kaybetmemek durumundayız." 
"3'ÜNCÜ ABDULHAMİD'İ HAİNLERİN, GAFİLLERİN ELLERİNE BIRAKMAYIN"
Tekden, sözlerinin devamında 3. Abdulhamid diye tarif ettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkılması çağrısında bulunarak, "Değerli dostlarım; Arakan'dan Bosna'dan haber var. Diyorlar ki; 'Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ahmet Davutoğlu'nun kıymetini bilin. Onları sakın ha sakın yedirmeyin. 3'üncü Abdulhamid'i hainlerin gafillerin ellerine bırakmayın' diyorlar. Buna bu gün söz vermeliyiz. Dik duruşumuzu devam ettireceğiz. Heyecanımızı devam ettireceğiz. Bugünden bizim için yılmak yok yola devam" dedi.  
"SONUÇ NE OLURSA OLSUN ÜZÜLMEYE GEREK YOK"
AKP'nin vekil listesinde 7'inci sırada olduğu için seçilemeyen AKP Kayseri Eski Milletvekili İsmail Tamer de sonuç ne olursa olsun üzülmeye gerek olmadığını dile getirerek, "Bu süreç zarfında sonuç ne olursa olsun hayıflanmaya gerek yok. Üzülmeye gerek yok, çünkü Ak Parti kurulduğu günden itibaren hala birinci parti. Bununla 10'uncu seçime girmiş ve 10'uncu seçimde de yine birinci parti olmuştur. Olabilir, sandıktan çıkan her sonuca saygı duyuyoruz. Bugünden itibaren bize verilen mesaj doğrultusunda biz onu yapacağız. Yetkili kurullarımız bu mesajı gayet açık bir şekilde aldıklarını ifade ettiler. Ne olursa olsun bizler hiç bir zaman yıkılmayız. İnşallah ilk seçimde yine tek başımıza iktidara geleceğiz" diye konuştu.

"BİZ 1 VİTES GERİ DÜŞTÜK"
Yine listede 8. sırada olduğu için seçilemeyen Avşar Aslan da durumu " Biz 1 vites geri düştük, 4'üncü vitese atladık. İnşallah önümüzdeki süreçte 5'inci vites ile şahlanarak geleceğiz" sözleriyle geçiştirmeye çalıştı. Aslan,
ÖZHASEKİ PARTİLİLERİNİ TESELLİ ETMEYE ÇALIŞTI
Son olarak kürsüye gelen AKP Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki ise "Bizler kaybedeni olmayan bir davanın neferleriyiz. Günü birlik sonuçlar için burada değiliz" sözleriyle başladığı konuşmasında partililerini teselli etmeye çalıştı.
            Özhaseki bu bölümde şöyle konuştu:
“Bizler kaybedeni olmayan bir davanın neferleriyiz. Günü birlik sonuçlar için burada değiliz. Laf olsun diye particilik yapmıyoruz. Kuru kuruya particilik olsun diye buralara gelip duran insanlar değiliz. Birileri milletvekili olsun, büyükşehir belediye başkanı olsun veya falan makamda olsun diyerek, bu işleri yapan insanlar değiliz. Bizler bu işi bir dava gördük. O davayı da hakkın ayağa kaldırılması olarak gördük. Biz bu davayı adaletin tesis edilmesi olarak gördük. Biz bu davayı mazlumların gür sesi olabilmek için ortaya çıkan bir dava olarak gördük. Mazlumların sesi olmak için ortaya çıktığımızı zaten sizler biliyorsunuz ve her yaptığımız işte, her attığımız adımda bu şuurla hareket ederek buralara geldiğimizin sizler farkındasınız. Değerli kardeşlerim, bu dünyaya gelmek elimizde değil. Kimse bize sormuyor bu dünyaya gelir misin diye, giderken de sormayacaklar. Ama ikisi arasındaki sürede iyi işler yapabilmek önemlidir. Orada haktan yana olabilmek önemli, orada mücadeleden yana olabilmek önemli. Sonuna kadar iyi insanlarla beraber olup, hem topluma, hem devlete, hem millete, iyi işler yapabilmek çok önemli. İşte bunun için buradayız, olmaya da devam edeceğiz.
Sonuç ne olursa olsun, ne çıkarsa çıksın... Kaybetmiyoruz ki biz. Zaten sonuç için, skor için burada değiliz aslında. Bugün sonuç yüzde 41 olur, yarın 51 olur, ertesi gün 48 olur. Bu bizim umurumuzda değil. Biz çıkarız, Bismillah deriz. Uğraşırız, gayret ederiz, didiniriz. Hatta ve hatta yorgun düşüp bayılıncaya kadar koşarız. Sonucunu Allah takdir eder. Ondan başkasını da bilmeyiz. Acaba görevimizi yaptık mı diye bakarız. Üstümüze düşen bir şey var da acaba yapmadık mı diye düşünürüz. Onun dışında hiçbir şeyden dolayı üzüntü duymayız. Zaten şimdi çıkan sonuçlar içinde üzülecek bir şey yok ki. 1946’lı yıllarda başlamış partili mücadele. İçinizde herhangi bir kimse diyebilir mi, on üç yıl boyunca iktidarda kalmış, Türkiye’nin en güzel işlerini yapmış, en başarılı hükümeti, geldiği noktada yüzde kırk bir almış. Böyle bir hükümet var mı, şimdiye kadar çıkmış mı? Hayır… Demek ki bizler başarılıyız. Belediyelerde Bismillah deyip işe başlayalı yirmi bir sene oldu. Yüzde otuzlarla işe başladık. Bugün belediyeler yüzde atmışlarda. Yirmi bir sene boyunca hem hizmet edeceksiniz hem de yüzde atmışlar çıtasını tutturup, devam edeceksiniz. Böyle bir başarı var mı? Yok… Arkadaşlar bizler başarılıyız. Geldiğimiz noktada asla bizleri başarısız görmeyin, dışarıdaki algı idaresi ile olay geçip gidiyor. Şimdi ben sizlere soruyorum; bütün ilçelerde birinci parti kim, AK Parti. Hangi ilçede gerideyiz, hiçbir ilçede geride değiliz. Bütün ilçelerde hala birinci partiyiz.
Bakın ben dört aydır meydanlardayım. Sonradan adaylığı belli olan arkadaşlarımız da iki aydır meydanlarda sizlerle beraber koşuyorlar. Bana bir tek Allah’ın kulu, ‘niye tembellik ettin kardeşim?’ demedi. ‘Niye çalışmadın sen?’ diyen olmadı. Yirmi bir senelik belediye başkanına hiç kimse ‘Niye çaldırdın kardeşim, niye hesap sormadın insanlardan? Etrafında yalakalar vardı, şu hırsızlar vardı’ diyen olmadı. Ama genel anlamdaki dönem rüzgârının ne olduğunu siz de biliyorsunuz benim kadar. Ama şunu bilin; belediyeden ayrıldığımda sevinen arkadaşlara söz verdim. Haseki Başkan gitti, bundan sonra o belediyenin canına okuruz falan diyenlere kardeşim dedim bakın, ben birinci yarıyı tamamladım. Yerime aslan gibi ikinci arkadaş geliyor. O da ikinci yarıyı tamamlayacak, yirmi bir sene daha avucunuzu yalarsınız. İktidar için de böyle; birinci parti biziz, hükümet kurmak bizim hakkımız, görüşmeler yapmak bizim hakkımız. Yarın bir gün istediğimizle görüşürüz, istediğimizle görüşmeyiz. Onların sizinle yaparız, sizinle yapmayız demeye ne hakları var?"

"SEÇMEN AKP'NİN KULAĞINI ÇEKTİ AMA KANTARIN TOPUZU KAÇTI"
Daha sonra üstü kapalı olarak CHP ve MHP'ye yüklenen Özhaseki, halkın AKP'nin kulağını çektiğini ancak kantarın topuzunun kaçtığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
            ‘Yüzde bir puan puanımızı artırdık’ diye seviniyorlar. Sanki iktidar olmuş gibi de hava atıyorlar. Kardeşim birinci parti biziz, en çok milletvekili bizim, on üç sene sonra insanlar bize hala yüzde kırk bir oy vermişler. Ama bu arada bize ‘biraz kulağınızı çekmemiz lazım’ demişler. Herhalde o da kantarın topuzu kaçmış ki biraz fazla çekmişler. O yüzden de bu durumdayız.  Şimdi yeni anketler var. Yeni anketlere bakın. İki tane anket yayınlandı. Biri yüzde kırk beş buçuk, biri de yüzde elliye yakın arkadaşlar. ‘Biz böyle olacağını bilemedik’ diyorlar. Organize Sanayi’ye gidiyorum iki gündür. Birçok insan karşımıza çıkıyor, diyor ki: Başkanım hakkınızı helal edin, biz böyle olacağını bilemedik. Biz zannettik ki; iki yüz seksen-üç yüz arasında bir milletvekili olur, biraz da biz ihtar vermiş oluruz, bir de ders olmuş olur. Şımaranlara da ders lazım, o yüzden biz böyle dedik. Destek biraz aşağı düşsün diye böyle yaptık ama böyle olacağını bilemedik. Ama hakkınızı helal edin bunu bilemedik.
Bu sesler duyulmaya başlandı. Hiç önemli değil. Sonuca bakarak hareket etmiyoruz. Bismillah deyip, işimize başlıyoruz. Yine çalışmaya devam edeceğiz, yarınlar, bir günler yine bizim. İkinci yarı daha yeni başlıyor, hiç kimse bundan ümidini kesmesin. Dışarıda bir takım işler oluyor, doğrusu dikkatimi çektiği için ben de buradan size onlardan bahsetmek istiyorum. Bu seçimlerde karşımızda olmayan kim vardı bir düşünün şöyle. Yurt dışını arkadaşlar saydılar. İsrail’den başlayarak uzun bir liste. Yurt içinde herkes karşımızda. BBP ve Saadet bile çırpındılar adeta. Ne oldu çırpındınız da yüzde bir- iki tırtıkladınız. Bayram edin ne olacaksa, sizin olsun yüzde bir, iki de. Medya grupları, yer altı dünyası, faiz lobileri, uçtular. Buna rağmen bizler dimdik ayaktayız. Paralel yapı çırpındı adeta. Ne oldu kardeşim, size dün yardım edenler, el üstünde tutanlar bizler değil miydik? O büyümeleri nasıl sağladığınızı zannediyorsunuz? İlla mücadele içinde olmak istiyorsanız, parti kurarsınız, ortaya çıkarsınız. Hodri meydan, buyurun! CHP’nin önünde bayrak var, anlamadım ben. Kemal Bey çıktığında demedi mi; benim hedefim yüzde otuz beş. Sonra baktı ki yüzde otuz beş zor. Dedi ki; eğer oyum düşerse istifa edeceğim. Peki, arkadaş yüzde otuz beşi bulamadı. Geçen yıl ki oyun daha da gerisine gitti mi? Gitti… Dışarıda niye hala çekiyorsunuz siz peki? Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir anlayıştır.  Çözüm süreci meselesinde Recep Tayyip Erdoğan bir şey söyledi. ‘Her neye mal olursa olsun, ben bu işe bedenimi koydum. Partinin yok olması pahasına, kendimin yok olması pahasına bu kardeşliği, milli birliği sağlayacağız.’ Doğrusu bu söz üzerine insan olan herkesin destek olması lazım. Yarayı kaşımanın, kanı daha da artırmanın, hiç kimseye bir faydası yok. Dikkatinizi çekmek için söylüyorum. Etiler, Nişantaşı, Şişli gibi en üst düzey beyaz Türklerin yaşadığı yerlerde, HDP kiminde birinci, kiminde ikinci parti. Bu ikiyüzlülüğü gösteriyor. Bu ikiyüzlülerin hiç birini unutmuyoruz. Bunları bir tarafa kaydediyoruz. Günü geldiğinde hepsinden tek tek bunların hesabı sorulacak. Ayrıca Burada bulunanlara, gelemeyenlere ve dava süresince bizimle birlikte koşanlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Sakın ola ki bu sonuçlara üzülmeyin, sakın ola ki bunu bir hezimet gibi görmeyin.”
HABER: ALİ TÜRKASLAN-SELAHATTİN KARAKOÇ

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2015, 22:08

ALİ TÜRKASLAN

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner271