banner257

YAZINKİ HURMALAR...

25Kasım2020 İtibariyle Sağlık Bakanlığı'nın Corona tablosu şöyle:

Hasta sayısı 6814,vefat sayısı 168.

Vaka sayısı polemiğine girmek istemiyorum.

Vay efendim,semptom gösterenler göstermeyenler test sonucu pozitif çıkanlar falan filan...

Gerçi en sonunda Sağlık Bakanı 28.000 vaka sayısı diye bir şey söylemek zorunda kaldı.

17 Martta 1 kişi ile başlayan Coronadan ölüm sayısı,19 Nisanda 127 rakamı ile maxsimum seviyesine ulaşmıştı.

Alınan ciddi tedbirler sayesinde 29 Temmuzda 14 ölümle ile en düşük seviyesini görebilmiştik.

Eğer bir süre daha bu tedbirlere devam edebilseydik belki de ta o zamandan Coronanın kökünü kazıyabilecektik.

Ama öyle olmadı tabi...

Başta hükümetin alınan tebbirleri birdenbire gevşetmesi...

Devamında halkımızın bunu fırsat bilerek akıllara ziyan bir tutum ve

davranışlarla uyuyan yılan Coronanın uyandırılmasına ve bugünlere gelinmesine sebep olundu.

Hem de ne uyandırma!

Sanki...

Vatandaşlarımızın ömürlerinde hiç tatil yapmamış, hiç denize girmemiş ve hiç sahil görmemiş insanların çılgınlığı ile tatil yerlerini doldurmalarını mı dersiniz...

Sokaklarda halaylar horonlarla vıcık vıcık, kalabalık salonlarda tedbirsiz kontrolsuz düğünler yapıldığını mı...

Maske,mesafe,hijyen takmadıklarını mı...(zaten takılmıyordu)

Sanısınız bu insanlar aylarca zindanlarda tutuldu da umumi bir afla salıverildiler.

Adeta...

Coronaya kafa tutarcasına ve meydan okurcasına yapıldı bu akıl almaz davranışlar.

Bilim adamlarının onca uyarılarına rağmen yapıldı bütün bunlar.

Kısacası...

Yazın biz elimizden geleni yaptık bu felakete davetiye çıkarırcasına .

Ve tabii Corona affetmedi!

Şimdi onunla dalga geçmemizin intikamını en ağır şekilde alıyor maalesef.

Kayseride bu duruma uygun güzel bir söz söylerler:

''Tatlı tatlı yemenin acı acı ossurması olur''diye.

Başta hükümet olmak üzere...

Yazın yediklerimiz,içtiklerimiz,eğlendiklerimiz burnumuzdan fitil fitil

geliyor.

Kendimizi düşünmediğimiz gibi,başkalarını da yaktık yaptığımız yanlış işlerle.

İnşallah!!!

Bu yaşadıklarımız bize bir ders olurda...

Bugün hala ''Corona diye bir şey yok,bunlar yalan,Corona bana bir şey yapmaz'' diyen 'bazı beyin özürlülerin' fikirleri değişir.

Yine 'bazılarının' yaptıkları maske-mesafe-temizlik kuralına uymamama gibi cahilce işler gerilerde kalır.

Artık...

'İçesine' belli oldu ki Coronanın şakası yok!

Bu işe hak ettiği önemi gösterip bilimin kurallarına boyun eğmezsek Corona bizim 'anamızı belleyecek'

Öyle cahil cesaretiyle Coronaya efelenmenin alemi yok!

Kendimizi,ailemizi,konu komşumuzu vatanımızı seviyor ve hürmet ediyorsak...

kurallara uyalım.uymayanları uyaralım!

Bana göre bu iş bir beka meselesi olmuştur!

Ölüm Allahın emri!..

Fakat...

Yaşarken ölümü istemek akıllara ziyan...

İşin en acı tarafı ise; Coronanın eline düştüğünüzde normal ölümü düğün bayram gibi görüyor olmanız.

İbret almak ve Coronayı özümsemek için...

Çok acı verici dramatik sahnelerin yer aldığı kamu spotlarını izlemek yeterli sanırım.

Orada görüldüğü üzere; Corona işkence etmeden ve gram gram santim santim her hücreyi bitirmeden can almıyor.

Allah düşmanımı onun eline düşürmesin!

Herkese sağlıklı Corona'sız bir ömür diliyorum.

Saygılarımla...

YORUM EKLE

banner310