Kayseri Devlet Hastanesi’nde Geriatri Polikliniği Hizmete Açıldı
Kayseri Devlet Hastanesi’nde Geriatri Polikliniği Hizmete Açıldı
İçeriği Görüntüle

İyodun vücutta üretilemeyen ve besinlerle alınması gereken temel bir eser element olduğunu belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ali Yeşiltepe, “Tiroid bezimizin T3 ve T4 hormonlarını üretebilmesi için iyoda ihtiyacı vardır. Bu hormonlar metabolizmamızın düzenlenmesinde, büyüme ve gelişmede, özellikle de anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişiminde hayati rol oynar” ifadelerini kullandı.

İyot eksikliğinin dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydeden Yeşiltepe, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre geçmişte yaklaşık 2 milyar insan yetersiz iyot alımı riski altındaydı. İyotlu tuz programları sayesinde bu sorun önemli ölçüde azaltılmıştır” dedi.

TÜRKİYE'DE İYOTLU TUZ UYGULAMASI ETKİLİ OLDU

Türkiye'de de geçmişte iyot eksikliğinin yaygın olduğunu belirten Yeşiltepe, “1990'lı yıllarda okul çocuklarında guatr sıklığının yaklaşık yüzde 30 olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Türkiye'de 1998 yılında sofra tuzlarının iyotlanması zorunlu hale getirilmiştir. Bu uygulama sayesinde iyot eksikliğine bağlı sağlık sorunları önemli ölçüde azalmıştır. Bununla birlikte özellikle gebelerde iyot yetersizliği halen dikkat edilmesi gereken bir konudur” diye konuştu.

Günlük iyot ihtiyacının yaşa ve fizyolojik duruma göre değiştiğini ifade eden Yeşiltepe, yetişkinlerde günlük ihtiyacın 150 mikrogram, 1-8 yaş arasındaki çocuklarda 90 mikrogram, 9-13 yaş arasındaki çocuklarda 120 mikrogram olduğunu belirtti. Gebelik ve emzirme döneminde ise günlük iyot ihtiyacının 250 mikrograma yükseldiğini kaydeden Yeşiltepe, “Gebelik ve emzirme döneminde iyot ihtiyacının artmasının temel nedeni bebeğin büyüme ve beyin gelişiminin desteklenmesidir” ifadelerini kullandı.

“İYOT EKSİKLİĞİ ÇOCUKLARDA ÖĞRENME SORUNLARINA YOL AÇABİLİR”

İyot eksikliğinin en sık bilinen sonucunun guatr, yani tiroid bezinin büyümesi olduğunu belirten Yeşiltepe, uzun süreli ve belirgin iyot eksikliğinde hipotiroidi gelişebileceğini söyledi. Yeşiltepe, “Bu durumda halsizlik, yorgunluk, üşüme, kabızlık ve konsantrasyon güçlüğü görülebilir. Çocuklarda ise büyüme, öğrenme ve bilişsel gelişim olumsuz etkilenebilir” dedi.

Özellikle gebelik döneminde ciddi iyot eksikliğinin ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Yeşiltepe, “Ciddi iyot eksikliği; düşük, ölü doğum ve bebekte kalıcı nörogelişimsel bozukluk riskini artırabilir. Özellikle ağır iyot eksikliği, dünyada önlenebilir zihinsel gelişim geriliğinin en önemli nedenlerinden biridir” diye konuştu.

Gebeler, emziren anneler, bebekler ve büyüme çağındaki çocukların iyot eksikliğinden daha fazla etkilenebileceğini belirten Yeşiltepe, iyotlu tuz kullanmayanların yanı sıra süt ürünleri, yumurta ve deniz ürünlerini yeterince tüketmeyenlerin de risk altında olabileceğini ifade etti. Kısıtlayıcı beslenen ve vegan beslenme düzenini benimseyen bireylerin de iyot alımına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

“İYOTLU TUZ KULLANIN, TUZ TÜKETİMİNİ ARTIRMAYIN”

İyot eksikliğini önlemenin en etkili toplum sağlığı uygulamalarından birinin iyotlu tuz kullanımı olduğunu belirten Yeşiltepe, bunun daha fazla tuz tüketilmesi anlamına gelmediğini vurguladı. Yeşiltepe, “Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlerin günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmasını önermektedir. Burada önemli olan daha fazla tuz tüketmek değil, tüketilen tuzun iyotlu olmasıdır” ifadelerini kullandı.

İyot açısından zengin besinlerin başında deniz balıkları ve diğer deniz ürünlerinin geldiğini belirten Yeşiltepe, süt, yoğurt, peynir ve yumurtanın da önemli iyot kaynakları olduğunu söyledi. Deniz yosunlarının çok yüksek miktarda iyot içerebildiğini ancak iyot miktarlarının değişken olması nedeniyle kontrolsüz tüketilmesini önermediklerini kaydeden Yeşiltepe, “Himalaya tuzu ve kaya tuzu gibi ürünlerin doğal olarak yeterli iyot içerdiği düşünülmemelidir. Günlük beslenmede iyotlu tuz kullanılması, iyot eksikliğinden korunmada etkili ve ekonomik bir yöntemdir” dedi.

“İYOT TAKVİYESİ DOKTOR ÖNERİSİYLE KULLANILMALI”

İyot eksikliği tespit edilen kişilerde tedavinin eksikliğin derecesine ve tiroid fonksiyonlarına göre planlandığını belirten Yeşiltepe, beslenmenin düzenlenmesi ve gerektiğinde hekim kontrolünde iyot desteği uygulanmasının mümkün olduğunu söyledi. Hipotiroidi gelişen hastalarda ayrıca tiroid hormonu tedavisinin gerekebileceğini ifade etti.

Sağlıklı, dengeli beslenen ve yeterli iyot alan her bireyin ayrıca iyot takviyesi kullanmasının gerekli olmadığını belirten Yeşiltepe, gebelik planlayan, gebe veya emziren kadınlarda artan ihtiyaç nedeniyle takviye gerekebileceğini kaydetti. Amerikan Tiroid Derneğinin bu gruplarda günlük 150 mikrogram iyot içeren takviyeleri önerdiğini aktaran Yeşiltepe, “Bu miktar günlük toplam ihtiyaç değil, beslenmeye eklenen takviye miktarıdır. Özellikle tiroid hastalığı olan kişilerin doktor önerisi olmadan iyot takviyesi kullanmaması gerekir. Çünkü iyodun fazlası da hipotiroidi veya hipertiroidiye neden olabilir” ifadelerini kullandı.

İyot eksikliğinin önlenebilir olmasına rağmen özellikle gebeler ve çocuklar açısından ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Yeşiltepe, vatandaşlara dengeli beslenmeleri, tuz tüketimini artırmadan iyotlu tuz tercih etmeleri ve özellikle gebelik döneminde yeterli iyot alımına dikkat etmeleri çağrısında bulundu. Yeşiltepe, “Unutmayalım, yeterli iyot alımı hem tiroid sağlığımız hem de gelecek nesillerin sağlıklı gelişimi açısından son derece önemlidir” dedi.