Ekonomist Ömer Uzunoğlu, “Biz yılda 700 milyon varil petrol kullanıyoruz. Petrolün varilindeki her 10 dolarlık artışın Türkiye’ye yıllık maliyeti eksi 7 milyar oluyor. Dolayısıyla her 10 dolarlık artışta ülkemizin bütçe ve cari açığında çok ciddi sıkıntılara neden olacaktır” dedi.
Ekonomist Ömer Uzunoğlu, ABD- İran arasında yaşanan savaşın petrol ve altın piyasasına etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Uzunoğlu, petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artışın, Türkiye’ye yıllık maliyetinin eksi 7 milyar dolar olduğunu belirterek, “Öncelikli olarak içerisinde bulunduğumuz gün ve haftanın sıcak ve sıkıntılı geçeceğini hissediyorum. Bugün takdir edersiniz ki 17.00 sıralarında Amerika, Hürmüz Boğazı’nı kendi kontrolüne alması için bir eylem ortaya koyacak. Ben bu eylemin çok kolay bir eylem olabileceği kanaatini taşımıyorum. Hatta Amerika’nın bu hayalinin gerçekleşmeyeceği konusunda bir fikre sahibim. Çünkü İran çok ciddi derecede hazırlıklı. Amerika’nın böyle bir eyleme karşı en sert cevabı verecektir. Umarım akşam saatlerinde aklıselim galip gelir ve bu olay biraz daha yumuşayarak ilerleyen süreçte anlaşmaya doğru gider. Aksi halde başta o coğrafya olmak üzere, bütün dünya ateş çemberi içerisine girecektir. Hepimiz bunun farkındayız. Diğer açıdan bu savaşın anlaşmayla sonuçlanmaması dünyada altın fiyatlarının gerilemesine ve petrol fiyatlarının yükselişine neden oldu. Bir dengesizlik de orada yaşadık. Çok büyük bir ihtimalle akşam Amerika o hayaline yakın bir olayı gerçekleştirirse petrolün varilinin yaklaşık 140-150 dolara yükseleceği endişesini taşıyorum. Bu da Türkiye açısından son derece önemli. Biz yılda 700 milyon varil petrol kullanıyoruz. Petrolün varilindeki her 10 dolarlık artışın Türkiye’ye yıllık maliyeti eksi 7 milyar oluyor. Dolayısıyla her 10 dolarlık çıkışta petrol fiyatlarında eksi 7 milyar dolar yazmamız, bütçe ve cari açıkta çok ciddi sıkıntılara neden olacaktır” dedi.
Ekonomist Uzunoğlu, altın fiyatları ve döviz kuru ile ilgili olarak ise “Elinde altın olan yatırımcılarımızın altınlarına sahip çıkmalarını, yeni yatırım yapacak olanların da en azından bu hafta beklemelerini kendilerine öneriyorum. Dövizde maalesef son 2 yıldır kontrol edildiğinden dolayı dövizin ileri geri hiçbir yere gidemeyeceğini bulunduğu yerde patlayana kadar kalabileceğini hissediyorum. Patlama derken bir devalüasyon olayı yaşanana kadar ben bunun böyle kalacağını hissediyorum. Yanlış bir uygulama, gönül arzu ediyor ki Merkez Bankası dövizde sınırlı da olsa kontrollü bir çıkışı izin versin. Aksi halde ortaya koyacağı zararı döviz fiyatı patladığında bugünkü ekonomimizle tamir edebilme şansımız yok. Her şeye rağmen çok zor geçecek olsa da ümitli olmamız gerektiğimizin farkındayım” şeklinde konuştu.



