Cumhuriyet halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,  et fiyatlarındaki artışa dikkat çekmek için Niğde Ulukışla ilçesinde  bir kasap dükkânını ziyaret etti.

Kasap Yunus Emre Çimen, et fiyatlarının sürekli arttığını belirterek, “Mezbahalarda  kesilen dana karkas et 180 lira bandını aştı, kuzu eti ise 170-175 lira arasına çıktı. Bu fiyatlar raftaki ürünü de tetikledi” dedi.

ÇİFTLİKLER KAPANDI

Et fiyatlarındaki artışa, kesim yapılacak hayvan sayısının azalmasının neden olduğuna işaret eden Yunus Emre Çimen, “Şu anda hayvan sayısı talebi karşılamıyor. Bir süre süt inekleri ve düveler bile yem fiyatlarındaki artış nedeniyle kesime gönderildi. Şimdi hayvan sayısı azaldı. Niğde’de  köylerde çok sayıda çiftlik kapandı. Biz 500 büyükbaş hayvan kapasitesiyle çalışan bir işletme idik. Şu anda 250 hayvan kapasitesiyle çalışıyoruz” diye konuştu.

KESİLECEK HAYVAN SAYISI SÜREKLİ AZALIYOR

Hayvanlar kesime gittiği için şu anda kesimlik hayvan kalmadığına vurgu yapan Kasap Yunus Emre Çimen, bir dananın yetişme süresinin 24 ayı geçtiğini, bu nedenle şu anda kesilecek hayvan sayısında ciddi sıkıntı yaşandığını anlattı.

50 LİRALIK KIYMA!..

Et  fiyatlarında artışın satışın düşmesine neden olduğuna da dikkat çeken Yunus Emre Çimen, “Vatandaşın alım gücü zaten düşük. Et fiyatlarındaki artış nedeniyle bizim satışımız daha da azaldı. İnsanlar 50-60 liralık kıyma alıyor. Cüzdanındaki bozuk paralarla kıyma almaya gelen var” şeklinde konuştu.

SATAMAYIZ DİYE KORKARAK KESİM YAPIYORUZ

Hayvan keserken, satılıp satılmayacağından emin olmadıkları için hayvanı korkarak kestiklerini de söyleyen Yunus Emre Çimen, “Elimizde kalır korkusu yaşıyoruz. Bir kişi 3 kilo et alsa, biraz peynir, ve tavuk eti alsa 1000 lira öder. 10 günde bir kasaplık alış veriş yaptığı düşünülürse vatandaş geçinemez” diye konuştu.

Saadet Partisi’nden Büyükkılıç Çıkışı: “Memduh Ağam Eğlenir Bizimle” Saadet Partisi’nden Büyükkılıç Çıkışı: “Memduh Ağam Eğlenir Bizimle”

BİZ UYARDIK, AKP KULAK TIKADI

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise, Türkiye’nin hayvancılıkta bu noktaya geleceğini yıllar önce öngörerek, AKP iktidarını sürekli uyardıklarını ancak iktidarın sorunlara kulak tıkayarak, hayvancılığın sorunlu  noktaya gelmesini göz yumduğunu ifade etti.

ÖNGÖRÜLEN  OLDU

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılık işletmeleri genelde küçük  ölçekli  aile işletmeleri  konumundadır. Ülkemizde büyük baş hayvan varlığı 17.9 milyon olup  sığır varlığı, % 42.8’i kültür melezi,% 49,4 ü saf  kültür  ırkından oluşmaktaydı. Küçükbaş hayvan varlığı 45,2 milyon baş olan koyun  mevcudunun içerinde yerli ırk  oranı ise  % 91,2 idi.  Sürekli ithalat ile hayvan varlığı dengelenmeye çalışıldı. 2021 yılında ithalat bir önceki yıla göre % 34,7 oranında azalarak   262 bin baş olarak gerçekleşti. Yem fiyatlarındaki artış  ile besicinin geliri daraldı. Maliyeti karşılayamaz duruma düşen besici süt inekleri, gebe inekleri ve de düvelerin kesime verdi. Bir düve 5 yavru vereceği hesaplandığında ciddi anlamda hayvancılık darbe aldı. Yem fiyatlar müdahale edilmedi. Kesilen hayvan sayısındaki artış et fiyatlar baskıladı. Et fiyatlar giderek düşmeye başladı. Yüzlerce hayvan kesime gitti. Kesilecek hayvan sayısı azalınca bu sefer raftaki et fiyatlar fırladı. Besilik dana sorunu oluşması ile sorun daha da arttı. Üreticiler besilik hayvan bulmada sıkıntı yaşanmaya başladı. Besilik dana belli süre iyi beslenme ile sahibine getiri sağlayabiliyor.  Ancak kesimler sonunda dana açığı arttı. Perşembenin gelişi, çarşambadan belli idi. Biz uyardık, iktidar kulak ardı etti, şimdi et fiyatları dar gelirliler için nerede ise seyirlik oldu. İktidarın yanlış, plansız, öngörüsüz uygulamaları ette krize yol açtı. Bölgelere göre et fiyatlar zirve yapmış durumda. Et alabilecek ekonomik gelir olmayınca dar gelirliler ete hasret. Hayvan varlığının azalması İthalat lobilerini harekete geçirdi. Canlı hayvan ithalatı başladı. 500 bine yakın hayvan ithalatı sürüyor. Karkas et ve kesimlik hayvan yanında besilik erkek sığır ithalatı ile yaşanan soruna çözüm aranıyor. Kazanan ithalatçılar, yabancı besiciler oluyor. Yerli besicilik tüketilerek sorunlar aşılamaz. Hayvancılıkta destekler girdi artışına karşı zamanında ve gereği gibi verilmeliydi. Yem bitkilerinin üretimi teşvik edilmesi, Bitkisel ürün planlamasını sanayi yemi/kesif yem üretimini kapsayacak şekilde yapılması, hayvancılık işletmelerinin kendi karma yem ünitelerine sahip olmaları sağlansa ve meralar korunup geliştirilseydi hayvancılıkta yaşanan sorunlarda önemli ölçüde sınırlanmış olurdu. Girdilerin artması hayvancılığın sorunlu boyuta ermesine neden olurken iktidar gerekli önlemleri almadı” şeklinde konuştu.