Merkez Bankası’nın son üç ayda Temmuz ve Eylül aylarında toplam 1650 baz puanlık faiz artışıyla politika faizini yüzde 30’a çektiğini, enflasyon görünümünde belirgin düzelme olana kadar kademeli sıkılaşmanın devam edeceği yönündeki açıklamasını hatırlatan Genç, “Ağustos ayı enflasyon rakamları aylık yüzde 8,59 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon yüzde 128 oldu. Hem enflasyon hem faizler arttıkça ekonomideki kriz hali de devam eder” ifadelerini kullandı.

YÜZ GÜNLÜK PLAN NE OLDU?

Seçimlerin ardından geçen sürede iktidarın birçok vaadinin hayata geçmediğini kaydeden Genç şöyle konuştu: 

Öğretmenin Burnu Dahi Kanasa Toplumun Başka Yerleri De Kanar Öğretmenin Burnu Dahi Kanasa Toplumun Başka Yerleri De Kanar

“Memurlara 3600 ek gösterge sözü, öğrencilere ücretsiz internet, yeni evleneceklere evlilik kredisi, ev hanımlarına emeklilik hakkı,  Bağ-Kur'da emeklilikte 7.200 gün ve gençlere cep telefonu ve bilgisayarda vergi muafiyeti sözleri unutuldu. İktidar seçimde oy almak için bol keseden dağıttığı vaatlerini unuttu. En büyük vaadi de ekonomiyi düze çıkarmaktır. Ama bugün geldiğimiz noktada benzinin litre fiyatının 40 TL, doların 28 TL, faizlerin de yüzde 30 olduğu bir ekonomik modeli, başta dar gelirli vatandaşlarımız olmak üzere 86 milyon yaşıyoruz. Merkez Bankası’nın açıkladığı faiz oranlarının çok daha yükseğini bankaların kredi borçlandırmasında görüyoruz. Bugün bir devlet bankasından 100 bin TL kredi kullandığınızda 12 ayda toplam geri ödeyeceğiniz meblağ 140 bin TL bandına doğru yükseliyor. Şimşek yönetimi ekonomideki kemer sıkma politikasını sadece dar gelirli vatandaşlara üzerinden uyguluyor. Kredi kartı, nakit avans gibi ücretli kesimin yöneldiği kısa vadeli çözüm kaynaklarının faizleri sürekli artıyor. Ama bunlar olurken hem Kur Korumalı Mevduat hem de diğer mevduatlara yüksek faiz verilmeye devam ediliyor. AKP’nin ve Bakan Mehmet Şimşek’in 28 Mayıs’tan bu yana izlediği politika adı konmamış bir IMF programı olarak zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getirdi.”