Talas ilçesinde 21 Eylül 2009'da Ramazan Bayramı'nın ikinci günü, Ahmet Tuna ve Dilruba Tekin kardeşler ile arkadaşları Türkan Ay (10), şeker toplamak için evden ayrıldı. 3 çocuktan uzun zaman haber alınamadı. Ailenin ihbarı sonrası polis, çocukları bulmak için çalışma başlattı. Bu kapsamda çocukların bulunması için 10 kişilik özel ekip kuruldu. Ekibin yaptığı çalışmalar, 556 gün sonra sonuç verdi. Çocukları şeker toplamak için evine gittikleri Uğur Veli Gülışık'ın öldürdüğü tespit edildi. Gülışık'ın 2 kardeşi boğarak, arkadaşları Türkan'ı ise cinsel istismarda bulunduktan sonra kalbinden bıçaklayarak öldürüldüğü belirlendi. Cinayet şüphelisinin 3 çocuğu öldürdükten sonra Yozgat'ın Çayıralan ilçesinde dere kenarında toprağa gömdüğü tespit edildi. 3 çocuğun cesedi işlemlerin ardından Kayseri'ye getirilip Talas ilçesindeki Halef Hoca Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cinayet şüphelisi ise, tutuklanarak cezaevine konuldu. Güvenlik nedeniyle Ankara 8'inci Ağır Caza Mahkemesi'nde yargılanan sanık, 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Nitelikli biçimde 'cinsel istismar' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlarından da toplam 85 yıl 6 ay hapse mahkum edilen Gülışık hakkında takdiri indirim uygulanmadı.

'İKİ ÇOCUK ACISI KOLAY DEĞİL'

Aradan geçen 14 yılda Ahmet Tuna Tekin ve Dilruba Tekin'in ailesi her Ramazan Bayramı'nda çocuklarının acısını yaşıyor. Baba Hamza Tekin ile anne Leyla Tekin, bayramın ilk günü mezarlığa gelerek çocuklarını mezarlarının başında andı. Geçen 14 yılda her bayramın buruk geçtiğini söyleyen Leyla Tekin, "Biz Talas'a taşınalı 3 ay olmuştu. 21 Eylül Ramazan Bayramı'nda, çocuklarımızın başına bu iş geldi. Tanımadığımız biri tarafından kaçırıldı ve evinde canice katledildiler. Bizim bayramlarımız her zaman buruk geçiyor. Her bayramda buraya gelip çocuklarımıza duamızı ediyoruz. Nasıl geçecek ki? Buruk geçiyor bayramlar. Eskiden bayramlar çok güzeldi ama çocuklarımızdan sonra ne kadar da olsa bayramlar hep buruk geçiyor. Bayram geldi ve çocuklarımızı ziyaret etmeye geldik. Çocuklarımıza dualarımızı ediyoruz. 2 tane çocuk acısı kolay değil. Biri kızım, diğeri oğlum. Çok zor yani. Her gelişimizde ağlıyoruz" diye konuştu.

'BİR MUCİZE OLSA ÇIKSA GELSELER'

Bayramlarının buruk geçtiğini söyleyen anne Tekin, "Bir cani tarafından 2 çocuğun öldürülmesi kolay değil. Şeker Bayramı'nda, çocuk bayramında canice katletmesine hiç gerek yoktu. Çocuklarımın bir de Türkan diye arkadaşları vardı. Onu kalbinden bıçaklamış, benimkileri de boğarak öldürmüş. Çok zor. Benim çocuklarım 556 gün sonra bulundu. Mezarları var. Geliyorum ve duamı ediyorum. Çocuklarımın mezarı belli olduğu halde, 'bir mucize olsa çıksa gelseler' diyorum. O kadar acı yani. Anlatılamaz ki. Bayramlar bizim için artık zehir oldu. İçimiz buruk geçiyor. Bayramı yaşıyoruz ama nasıl yaşadığımızı gelip bir de bize sorsunlar. Bayramda sarılacağımız çocuğumuz yok. Bayramımı kutlayacak 2 çocuğum hayatta değil" ifadelerini kullandı.

'DOĞUM GÜNÜNÜ AYIN 20'SİNDE KUTLAMIŞTIK'

Kızları kaçırılmadan 1 gün önce doğum gününü kutladıklarını belirten Tekin, şöyle konuştu:

"22 Eylül kızımın doğum günüydü. 21 Eylül'de kayboldu. Sanki kızımın içine doğmuş gibi doğum gününü ayın 20'sinde kutlamıştık. Doğum gününe hazırlık yapmıştık. 'Anne neden 22'sini bekleyeceğiz? Arkadaşlarımla parkta kutlayalım' demişti. Benim çok acı günüm var. 21 Eylül çocuklarımın kaybolması, 11 Ocak oğlumun doğum günü, 21 Eylül kızımın doğum günü, 26 bulunmaları, 29'u ise bu mezara defnedilmeleri. Benim her ayım üzüntü ile geçiyor. Her gün çocuklarımla ilgili paylaşım yapıyorum. Hep onlarla yaşıyorum. Onların acısı içimden hiç çıkmıyor. 2 evladı bir caninin yüzünden kaybetmek çok zor. Allah bu acıyı hiç kimseye yaşatmasın."

'HİÇBİR ZAMAN SEVİNÇ YOK'

Baba Hamza Tekin ise, "Çocuklarımızın bayramını kutlamak için geldik. Ziyaret ettik. Onları her zaman hatırlıyoruz. Aklımızdan çıkmıyor. O yüzden ziyarete geldik. Bayramlarımız her zaman için buruk geçer. Hiçbir zaman sevinç yok" dedi.