İlahlı Saldırı Şüphelisine 3,5 ay Sonra Tahliye İlahlı Saldırı Şüphelisine 3,5 ay Sonra Tahliye

Melikgazi Belediyesi İlkokulu öğretmeni Gönül Altın ‘Su Okuryazarlığı’ projesi başlattı. Proje, okul müdürü Cengiz Sarı, öğrenciler ve veliler tarafından desteklendi. Okul Müdürü Cengiz Sarı proje hakkında “Melikgazi Belediyesi İlkokulu ailesi olarak böyle bir projenin içerinde bulunmak bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Özellikle velilerimizden, öğrencilerimizden diğer paydaşlarımızdan, öğretmenlerimizden, su projesinde olumlu katkıları bulunan bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bunu bölgeye okulumuz çevresine yaygınlaştırdığı için özellikle proje kurucumuz Gönül Altın’a teşekkür ediyorum. Böyle projelere ev sahipliği yapmak ve gelecekte de ev sahipliği yapacak olmak bizlerin en büyük motivasyonudur. Özellikle olumlu geri dönüşlerin sağlanması bizlerin motivasyonunu artırıyor. Gelecek dönemlerde de projelerimize devam edeceğiz” dedi.

Proje sahibi Gönül Altın da, çocukların su tüketimi konusunda biliçlendiğini söyledi. Altın, “Biliyorsunuz ki günümüzün en büyük problemi su olacak. Biz bu projeyle bunu hedef aldık. Çocuklarımıza su okuryazarlığını nasıl kazandırabileceğini proje ortaklarımızla oturduk konuştuk. Etkinlikleri ona göre planladık. Toplum olarak su sadece yaşam kaynağımız olarak geçiyor. Yeterli değil. Çünkü bunun 3 basamağı var. Pratik su okuryazarlığı diyoruz. Susuz hayat olmaz. Bunu herkes kabul edebilir. Sonra canlı su okuryazarlığı var. Temiz ve kirli suyu ayırt etmek. Bizim için faydalı olan suyu kabul etmek. Su hasadının yapılabileceğiyle ilgili etkinliklerimiz oldu. Sonra da sosyal su okuryazarlığımız var. Orada da suyun gelecek kaygısını yaşamak ve yaşatmak. Velilerimiz işin içine dahil oldu. Çocuklarımız işin içine dahil oldu. Gerçekten de su olmazsa yaşam olmuyor ve suyun hepimiz bir damlasına dahi sahip çıkacağız. Kaygı duyacağız. O yüzden çok kıymetli bir proje amaç proje yaptık değil. Okulumuzdan, velilerimizden, öğrencilerimizden çok destek gördük. Hatta dünya su günüyle ilgili bütün okula bir anlatım ve slayt gösterisi hazırladık. Yani amacımız suyumuza sahip çıkmak. Panomuzu dikkat çekmek için hazırladık. Etkinliklerimizi planlarken drama çalışmalarımızla susuz yaşamın olmayacağını öğrencilerimizin benliğine kavratmaya çalıştık. Dışarıya çıktık. Gözlem yaptık. Kar vardı mesela o karı aldık ve su hasadı yapmaya çalıştık. Sonrasında tohum deneyimiz oldu. İki kap alıp tohumları ektik ve bir kabımıza su verdik diğerine vermedik. Su verdiğimiz büyüdü. Böylece çocuklarımız biraz daha bilinçlendi. Müdür beyle konuştuğumuzda çocukların daha temiz bir yerde su içmesi konusunda kendi imkanlarımızla çeşmeler yapıldı. Çocuklarımız artık oradan su içiyor. Bu bile fark etti. Sonrasında okulun tamamına yayarak suyun değerli olduğunu su içerken bile kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini konuştuk. Hatta velilerden geri dönüt olarak videolar aldık. Örneğin bir yeşillik yıkadık, o suyu kesinlikle lavaboya dökmememiz gerektiğine karar verdik. Biz bu suyu ne yaptık, çiçeğimize döktük, o su eğer çok kirli değilse balkon yıkadık. Çünkü ekstradan suyun bir damlasını dahi tüketmemek gerektiğini bilinç olarak gerçekten kavrattığımıza inanıyorum. Projemizin amacına ulaştığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Okuldaki öğrenciler projeyi çok sevdiklerini ve artık su kullanırken dikkat ettiklerini belirtti. Öğrencilerden Furkan Öztürk, “Mesela eve gelince bahçede oynarken elimi yıkamaya girince suyu az açıyorum. Dişimi fırçalarken musluğu kapatıyorum. Babama araba yıkadığında yardım ederken ‘az su aç’ diyorum” şeklinde konuştu.

Esila Kavaktepe de, “Artık suyumu içemediğimde ağaçlara döküyorum. Ablam elini yıkarken çok açtığında ablamı uyarıyorum” dedi.

Öğrenci velilerinden de geri dönüşleri olumlu olan proje hakkında veli Güldane Uzan şunları söyledi: “Böyle bir proje hazırladığı için Gönül öğretmenime teşekkür ederim. Çocuklarımız bilinçlendi. Biz de evde suyu daha tasarruflu kullanmayı öğrendik. Oğlum ev geldiğinde suyu boşa akıtmayalım diyor. Hemen sularımızı kapatıyoruz. Yani suyumuzu daha tasarruflu kullanmaya çalışıyoruz.”