banner311

Baki Ersoy, HDP’lilerin Üzerine Yürüdü

İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçelerinin görüşüldüğü Komisyonda MHP Kayseri Milletvekili ve Olcay Kılavuz, HDP’lilerin üzerine yürüdü. Ersoy’u ve Kılavuzu yine partililer sakinleştirdi.

İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçelerinin görüşüldüğü Komisyonda gergin anlar yaşandı. MHP'li Olcay Kılavuz'un "Demirtaş teröristtir" sözlerinin ardından HDP'liler "Terörist sizsiniz" yanıtını verince ortalık bir anda ana baba günü oldu.

Yaşanan gerginlikte MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy HDP’lilerin üzerine yürüdü. Gerginliğin ardından komisyona verilen 10 dakikalık arada vekiller birbirinin üzerine yürüdü. Yaşanan arbedede MHP'li Olcay Kılavuz ve Baki Ersoy ile HDP'li Garo Paylan'ın yer aldığı görüldü.

BİZLER SOYLU’YU SEVİYOR VE DESTEKLİYORUZ

MHP Milletvekili Baki Ersoy, komisyon toplantısında şunları söyledi: “Sayın Bakanım, kıymetli Bakan Yardımcılarımız, çok kıymetli Komisyon üyelerimiz, milletvekillerimiz, basınımızın güzide temsilcileri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Sayın Bakanım, temel hak ve hürriyetleri esas alarak iç güvenlik, kıyı ve kara sularının emniyetini sağlama, etkili sınır yönetimi ve güvenliği, göç politikaları oluşturma, kamu hizmetlerinin koordinasyonu ile etkin il ve ilçe yönetimini tesis etme, afetlere dirençli toplum oluşturma, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini sunma ve sivil toplumu destekleme görevlerini insan odaklı ifa etme gibi misyonu ve görev tanımı oldukça kapsamlı olan devletimizin kalesi, İçişleri Bakanlığımızın yıkılmaz, boyun eğmez, sarsılmaz Bakanı oluşumuzdan dolayı sizleri tebrik ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti, 15 Temmuz FETÖ'cü hain işgal girişimiyle birlikte çok ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. İç ve dış düşmanlar, o hain geceyle birlikte ellerini ovuşturup yıkılmamızı beklerken karanlık gecede parlayan bir hilal gibi doğan Cumhur İttifakı ve ardından yapılan seçimlerle birlikte yeni Hükûmet ve Kabinemiz düşmanlarımızın hayallerini yerle yeksan etmiş, geriye sadece Ay'a karşı uluyan kirli çakallar kalmıştır.

TRAFİK KAZALARI MAALESEF Kİ BİRÇOK OCAĞI SÖNDÜRDÜ

Sayın Bakanım, sizlere teşekkür ediyorum. Ülkemiz son üç yılda 1940'tan bu yana en çok doğal afetin meydana geldiği yılları yaşamaktadır. Elazığ, Malatya, İzmir, Erzurum depremleri; Kastamonu, Rize, Artvin, Sinop, Bartın sel felaketleri; doğal afet olarak adlandırılan fakat kendilerine "ateşin çocukları" diyen bir grup soysuz PKK'lının sebep olduğu orman yangınları; küresel bir felaket olan Covid-19 salgınının açtığı yaralar ve tüm bunların karşısında dağ gibi duran bir devlet ve gecesini gündüzüne katan bir Bakan; emekleriniz çok değerli, sağ olun, var olun, sizlere teşekkür ediyoruz. Bugün sunumunuzda kadına yönelik şiddete yönelik çalışmalarınızdan bahsederken "1 sayısına bile tahammülümüz yoktur." dediniz. Türk töresinde ve İslamiyet'te her zaman ayrı bir yeri olan kadınlarımıza karşı şiddete aman vermemek için gösterdiğiniz mücadele ve az önce değindiğim cümle bizler için çok kıymetlidir. Tarihte bilinen en eski Türkçe kaynak olan Orhun Yazıtları'nda "Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u yükseltti." ifadesi Türk kültüründe kadının siyasi ve toplumsal değerinin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir. Yine, aynı şekilde, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (SAV) "Cennet, analarımızın ayakları altındadır." Hadisi şerifi kadına karşı şiddetle mücadelede ne kadar hassas davranılması gerektiğine dair bir kılavuz olmaya yetecektir. Bu doğrultuda, şiddeti oluşmadan önlemek adına geliştirdiğiniz ve geçtiğimiz haftalarda İtalya'da Akdeniz Parlamenter Asamblesi tarafından ödüle layık görülen KADES uygulamasını hayata geçirdiğiniz ve ismini dahi söylemekten ar edeceğim mücadelemize katkı sunduğunuz için sizlere minnettarız.

DÜNYA GENÇLİĞİNİN BAŞINDAKİ TARTIŞMASIZ EN BÜYÜK TEHLİKE OLAN UYUŞTURUCU

Sayın Bakanım, trafik kazaları maalesef ki birçok ocağı söndürdü, birçok ailenin yüreğine ateş düşürdü. Bu kapsamda yürüttüğünüz faaliyetler doğrultusunda, AR-GE ve hizmet içi eğitim çalışmaları, personel atamaları ve denetimler sayesinde ülkemizin artan nüfusu ve artan trafik kapasitesine rağmen trafik kazalarında gözle görülür bir düşüş yaşanmaktadır. Bu anlamda, verdiğiniz emeklerden dolayı da şükranlarımızı sunuyoruz. Sayın Bakanım, dünya gençliğinin başındaki tartışmasız en büyük tehlike olan uyuşturucu sorunuyla mücadeleniz göz doldurmaktadır. Türkiye, tarihinin en büyük uyuşturucu mücadelesini yaptığınız 2019 yılında dünya genelinde yakalanan eroinin yüzde 21'inin Türkiye'de ele geçirilmesini sağladığınız ve sadece bu yıl içinde 183 bin uyuşturucu operasyonu düzenlediğiniz, zehir tacirlerine nefes aldırmadığınız için de sizlere minnettarız.

UNUTMAYIN Kİ ARKASINDAN 40 KÖPEK HAVLAMAYAN KURT, KURT DEĞİLDİR

Sayın Bakanım, sizlere yüzlerce, binlerce kez teşekkür ediyorum ki duruşunuzla, tavırlarınızla, yaptıklarınızla ve sadece varlığınızla bile salonlardaki, sokaklardaki, dağlardaki, vatan hainlerini tir tir titretiyorsunuz. Bin yıllık kardeşlik üzerine tohumları sınır ötemizden serpilmiş terör zehrini, sokaklarımıza korku salanları, dağlarımızı işgal eden lağım farelerini, şubelerini sınırlarımızın diğer uçlarını açan çıngıraklı yılanları, inlerinden, kanalizasyonlarından ettiğiniz için size minnettarız. Kandil'den güney sınırı boyunca Akdeniz'e kadar aşmayı arzu ettikleri terör koridorlarını, küstahça sınırlarımıza kadar dayanan DEAŞ'ı kendi kazdıkları hendeklere bir bir gömmekte olduğunuz için, PKK ve iş birlikçilerinin sinir uçlarına dokunduğunuz ve varlığınızla rahatsız ettiğiniz için sizlere minnettarız; Allah gücünüze güç katsın. Unutmayın ki arkasından 40 köpek havlamayan kurt, kurt değildir. Biz sizleri seviyor ve destekliyoruz. Biraz önce bir hatip "Milliyetçi Hareket Partisinin tabanı da Süleyman Soylu'dan rahatsız." dedi. Buyursunlar, sokağa gelsinler, bizlerle gezsinler rahatsız mı, değil mi, neler söylüyorlar hep birlikte dinleyelim. Biz sokaklardayız, biz halkın içindeyiz ve bu halkın neler söylediğini çok iyi biliyoruz. Ayrıca, sosyal medya algılarına aldanarak, sosyal medyada yazan iddialara dayanarak, burada o birtakım iddiaların arkasına sığınarak bütçe görüşmelerinde, bu müzakerelerde fikir beyan etmeyi de ben doğru bulmuyorum.

ÖZKOÇ HAKKINDA DA İDDİALAR VAR

Sosyal medya her şeyi yazar, herkes hakkında yazar. Bugün sabah kırk dakikaya yakın konuşma yapan CHP Grup Başkan Vekili Sayın Engin Özkoç hakkında da sosyal medyada çok ciddi iddialar var, ben söylemek istemiyorum. Ben söylemek istemiyorum, gülmeyin. Sataşmak için söylemiyorum ama iddia olduğu zaman herkes iddia eder, herkes iddia eder. Sizinle ilgili, sosyal medyada, "Engin Özkoç" yazıldığında arama motoruna bakın; ne geliyorsa odur. Ben söylemek istemiyorum ama sadece sosyal medya üzerinden böyle bir saldırıya geçerseniz eğer herkes her şeyi söyler.

SÜLEYMAN SOYLU ÜZERİNDE DE ŞAHSİLEŞTİRMEK BENİM GÖZÜMDE ÂCİZLİKTİR

Yani sosyal medya üzerinde belli algılarla bu işlere girilmemeli. "Ana muhalefet partisi" dediğiniz parti İçişleri Bakanlığımızın bütçesinde genel kanaatlerini ortaya koymalı; şahısların, bireylerin veya birilerinin iddiaları üzerinden buralara girilmemeli. Bunlar âcizliktir, bakın, bunlar âcizliktir. Bu işleri şahsileştirmemek gerekiyor. Ben sizinle ilgili şahsileştirmiyorum burada, şahsileştirmem de ama bunu Süleyman Soylu üzerinde de şahsileştirmek benim gözümde âcizliktir; lütfen, yanlış anlamayın dediğimi. Yani bir kişi çıkacak bir iddiada bulunacak ana muhalefet partisi de bunun arkasına takılıp gidecek, öyle mi? Ben bunu doğru bulmuyorum, ben bunu doğru bulmuyorum. Ben bunu doğru bulmuyorum. Ben yine söylüyorum, lafımın arkasındayım, ben lafımın arkasındayım.

KÜRDİSTAN DİYE BİRŞEY YOKTUR, TÜRK KÜRT KARDEŞTİR

Onun dışında, burada bazı hatipler şundan bahsediyor: Ayrışma dilinden konuşuyorlar ve sürekli sanki bizim Kürt kardeşlerimizle bir problemimiz varmış gibi algı yaratmaya çalışıyorlar. Bakın, arkadaşlar, Kayseri'de 55 bin Kürt kardeşimiz var. Bunları size kabile kabile tek tek sayarım, mahalle mahalle sayarım nerede oturduklarını. Düğünlerine gidiyoruz, cenazelerine gidiyoruz; kız almışız, kız vermişiz, akraba olmuşuz, hısım olmuşuz ama hiçbir zaman hasım olmamışız. Bu dili kullanmak doğru değil. Geçmişte de söyledim aynı şeyi: Türk-Kürt kardeştir, ayrım yapan da kalleştir. Bunu söz olsun diye söylemiyorum ama bizim sıkıntımız, bizim mücadelemiz, bizim ortaya koymuş olduğumuz tavır PKK'nın siyasi uzantılarıyladır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN EKMEĞİNİ YİYİP "KÜRDİSTAN" DİYEN KİM VARSA VATAN HAİNİDİR

PKK'ya "terör örgütü" diyemeyenlerin burada demokrasiden bahsetmesi, insan haklarından bahsetmesi, kadın cinayetlerinden bahsetmesi samimi değildir; bunu böyle konuşmamak gerekiyor. Bakın, burada diyorsunuz ki, Garo Paylan geliyor, sürekli diyor ki: "Basın olsun burada." Eğer burada basın olsun, Türk milleti bizi izlesin, yemin ediyorum, bu müzakerelere güler, biliyor musunuz, şu konuştuğumuz işlere güler. Onun için, herkes üslubuna dikkat etmeli. Ayrıca, bir şeyin altını çizmek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içerisinde kürdistan diye bir yer yoktur, kürdistan diye bir yer yoktur, bunun da altını çiziyorum. Bu dili kullanmayın, bu doğru değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ekmeğini yiyip "kürdistan" diyen kim varsa vatan hainidir, bunu böyle bilinmesini istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle İçişleri Bakanlığımızın 2022 yılı bütçesinin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2021, 13:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa baş
mustafa baş - 5 gün Önce

Kayseri'de, Ankara'da, mecliste milliyetçilik yapmak kolay. doğuda güneydoğuda adı bile olmayan bir partinin milletvekili milliyetçiliğini doğuda güneydoğuda gösterebiliyor mu acaba..

SIRADAKİ HABER

banner289