Diyetisyen Deniz Demircan Bilgilendiriyor!

Bugün, danışanlarımdan sıklıkla duyduğum "diyete pazartesi başlayacağım" konusunu ele almak istedim. Çoğu kişi, yeni bir haftanın yeni başlangıçlar getireceğine inanıyor. Ancak pazartesi gününe yüklenen bu anlam, kişiler üzerinde istemsiz bir baskı oluşturabiliyor.

Danışanlarımın çoğu, pazar akşamı istedikleri her şeyi yedikten sonra diyete bu şekilde "hazır" geldiklerini söylüyorlar. Oysa diyet, kişiyi aç bırakmak değildir. Diyet denildiğinde akla neden sadece salata veya ananas gibi kısıtlı sayıda besinler geliyor? Çoğu besin "yasaklı" olarak görüldüğünde, vücut kıtlık bilincine girer; bu durum bizi daha çok yemek yemeye ve normalde tercih etmeyeceğimiz besinlere yöneltir. Oysaki asıl amacımız, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi yaşam biçimi haline getirmektir.

Bir grup, kulaktan dolma bilgilerle veya çevrelerinden aldıkları yasaklarla dolu listeleri uygulamaya çalışırken diğer bir grup ise bu işin uzmanlarına başvurarak dengeli ve düzenli beslenmeyi tercih ediyor. Unutulmamalıdır ki yanlış diyet uygulamaları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Diyet kişiye özel olmalıdır.

"Diyetim Bozuldu" Yanılgısı

Örneğin, salı günü öğle yemeğinden sonra ikram edilen bir tatlıyı yediğinizde, listenin dışına çıktığınızı düşünüp "diyeti bozdum" hissiyle süreci bırakabiliyorsunuz. Bu, kendinize yaptığınız bir haksızlıktır. Bir öğünde listenin dışına çıktınız diye tüm haftayı ziyan etmemelisiniz. Bir sonraki öğünde daha dengeli seçimler yaparak bu durumu telafi etmek etkili bir yöntemdir.

Başlamak İçin En İyi Zaman: Şu An!

Önemli olan sürdürülebilir beslenmedir. Kaçamak yapılan bir öğünden sonraki ilk öğün, aslında yeni bir başlangıçtır; bunun için önümüzdeki pazartesiyi beklemek zaman kaybıdır.

Diyete başlamak için en iyi zaman; gerçekten isteyip karar verdiğiniz o andır.