CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da ofis açacakmış, siyasi çalışmalarını burada yürütecekmiş?

Ne diyelim…
Siyasette çok başarılı oldu ya?
CHP’yi iktidara taşıdı ya?
Oy oranları % 1 bile olmayan partilere milletvekili dağıttı ya?
TBMM’de gurup kurmalarını sağladın ya?
Ne diyelim… Birde vakıf kuracakmış; Bence vakıf filan kurmasına gerek yok. Ha illaki kuracağım diyorsa da ”Ben Kemal geliyorum”olmaz, “Ben Kemal Gittim” vakfı kursun, belki başarılı olur bu defa… Aslında ne ofise nede vâkıfa gerek var bence… Mesela torun sevsin yavrucakların ellerinden tutsun, AK Partili belediyeler bir birinden güzel millet bahçeleri yaptılar, oraları gezsinler bol bol eğlensinler. Parti siyasetini de bıraksın, ülke siyasetini de, torunlarıyla ilgilensin…
Ben ülkede siyaset yapmış çok sayıda isim biliyorum, gazeteci olarakta çoklarıyla karşılaştığım oldu.
CHP’DE “GÖLGE KABİNE” DÖNEMİ
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda Genel Başkan seçilen Özgür Özel’in başkanlığında gölge kabine kuruldu. Parti Meclisi’nin (PM) ilk toplantısında, Merkez Yönetim Kurulu üyelerini belirlemişti. Yeni dönemde "Fiili güçlü genel sekreter” ve "gölge kabine" gibi hamleler dikkat çekiyor. Daha önce 14 üyeden oluşan MYK’nın üye sayısı 24’e çıkarılırken, MYK yapılanmasında da değişikliğe gidildi.
CHP’nin yeni MYK’sında 17 isim, “gölge kabine üyesi” olarak görev alırken, 7 isim ise parti yönetiminden sorumlu genel başkan yardımcısı oldu.
CHP’nin bu projesi: İktidarı ve kabinesini denetleme kabinesi olarak görebiliriz.
ÖZEL VE İMAMOĞLU
Parti içinde bir dayanışma örneği görüyorum. Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, CHP içinde önemli bir davranış sergiliyor. Birlikte hareket eden bu ikili kamuoyuna güven veriyor… Sonsöz: görevden bir şekilde giden siyasetçileri tekrar alanlarda görmek istemiyoruz. Batı’nın yaptığı gibi onlardan yararlanmıyorsak yolları açık olsun iyi ve sağlıklı emeklilikler dileriz… 
10.Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER çarpıcı örnek…  Adam, etliye sütlüye karışmıyor,emekliliğin keyfini sürüyor. Sözün özü şu: Günümüz siyasi arenasında ’Eskiye rağbet yok’ olmuyor artık.