Mirastan yoksunluk sebepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 578. Maddesinde sayılmıştır. Buna göre;

 Mirastan yoksunluk Sebepleri
Madde 578- Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla
herhangi bir hak da edinemezler:
1. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,
2. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf
yapamayacak duruma getirenler,
3. Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini
aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,
4. Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir
tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.
Mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar.


Mirastan yoksunluk sebepleri, yukarıdaki maddede anılan davranışların gerçekleştirilmesi halinde bir kimsenin herhangi bir yolla murise mirasçı olamamasını ifade eder. Yukarıdaki maddede anılan davranışları gerçekleştiren kişi, eğer murisin yasal mirasçısı ise veya murisin ölüme bağlı bir tasarrufla atanmış mirasçı olarak tayin ettiği kişilerden veya vasiyet alacaklısı olan kişilerden ise mirasçılık sıfatını kaybeder. Yine bu kişinin tekrardan ölüme bağlı bir tasarruf yoluyla murise mirasçı olarak atanması mümkün değildir.


Madde metnine göre murisi öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek bir mirastan yoksunluk sebebidir. Kanun koyucu. Murisin öldürülmesini ve bu yolla da mirasçının murisin terekesi üzerinde hak talep etmesini korumamaktadır. Keza mirasçı, murisi öldürmek istemiş ancak elinde olmayan bir sebeple bunu tamamlayamamışsa, yani işlemeyi arzu ettiği kasten adam öldürme suçu teşebbüs aşamasında kalmışsa da kanun koyucu, murisin ölüp ölmediğini yani ilgili suçun neticesinin gerçekleşip gerçekleşmemesini aramaksızın mirasçıyı murisin terekesindeki miras hakkından yoksun bırakmaktadır.


Özellikle yasal mirasçıların olduğu durumlarda fakat murisin başkalarına da terekesindeki mallar üzerinde intikal hakkı sağlamak istediği durumlarda, mirasçıların, murisin ölüme bağlı tasarrufta bulunmasını kasten ve hukuka aykırı olarak engellemeye çalıştıkları durumlarda maddenin 3. Fıkrası gündeme gelir ve bu kimseler, miras hakkından yoksun bırakılır. Örneğin murisin, alzheimer hastası olması ve bir doktor raporuyla ölüme bağlı tasarrufta bulunabilecek vaziyette bulunmasının olanak dahilinde olmadığının belirtildiği durumda, murisin hastalığının ispatı ve tasarrufta bulunma kudretinin olmayışının ispatı için mirasçılarca murisin doktora götürülmüş olması hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir. Ancak örneğin, murisin dövülerek komaya sokulduğu ve ölüme bağlı tasarruf yapmasının engellendiği durumda ise kasten ve hukuka aykırı bir davranış bulunduğundan ötürü buradaki kişiler artık mirastan yoksun bırakılır.


Yine murisin aldatma, korkutma ve zorlama yoluyla ölüme bağlı tasarrufta bulunmasının engellenmesi durumunda da mirasçılar mirastan yoksun bırakılırlar. Aldatma, kişinin iradesini farklı bir şekilde ve hile ile yönlendirmektir. Örneğin ölüme bağlı tasarrufun yapılmasının gerekli olmadan zaten atamak istediği kişinin murisin yasal mirasçısı olduğu belirtilerek murisin yanlış yönlendirilmesi ve hukuk bilgisinin eksikliğinden faydalanılması durumunda aldatmanın varlığından söz edilebilir. Yine murisin yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufu aldatma, korkutma veya zorlama ile bozmak da mirastan yoksunluk sebebidir.


Son fıkrada miras bırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir
tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldırmak da mirastan yoksunluk sebebidir. Örneğin muris, sözlü vasiyetname yoluna gitmiş olabilir. Sözlü vasiyetname, hukukumuzda olağanüstü durumların varlığı halinde kendisine başvurulan bir yoldur. Örneğin, ulaşım sıkıntısının olduğu ve resmi vasiyetname yapmak için gerekli mercilere başvurma olanağının olmadığı durumlarda sözlü vasiyetname yapılabilmekte ve söylenen sözler ivedilikle yazıya geçirilebilmektedir. Yine murisin hastalığı, savaş, pandemi, terör, deprem gibi durumlarda sözlü vasiyetname yapılmış olabilir. Mirasçıların bu vasiyetnameyi kasten ve hukuka aykırı şekilde yok etmesi durumunda mirastan yoksun kalacaklarının kabulü gerekmektedir.

Mirastan yoksunluk durumu kendi kendine ortaya çıkan bir kurumdur. Yani murise karşı yukarıda anılan davranışları gerçekleştiren mirasçının mirastan yoksun hale gelmesi için ayrıca bir dava veya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır.

Mirastan Yoksun Kalanın Alt Soyunun Mirasçılık Durumu


Mirastan yukarıda kanun maddesinde belirtilen durumlar sebebiyle yoksun kalanın alt soyu, bu yoksun kalmadan etkilenmez. Bu durum 579. Madde de belirtilmiştir.

 Altsoya etkisi
Madde 579- Mirastan yoksunluk, yalnız yoksun olanı etkiler.
Mirastan yoksun olanın alt soyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin alt soyu gibi mirasçı olur.


Madde metnine göre mirastan yoksun olanlar, miras bırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilirler ve onların alt soyları da bu sebeple kendileri yerine mirasa ehil hale gelir.


Mirastan Yoksunlukta Af


Murise karşı 578.madde de yer alan davranışları gerçekleştiren ve bu sebeple de mirastan yoksun kalan mirasçının, muris tarafından affedilerek miras hakkını tekrar kazanması mümkündür. Mirastan yoksunluk, murisin affıyla beraber, ortadan kalkmaktadır. Muris, affını bir kere açıkladıktan sonra artık affını geri alamaz ve affından dönemez. Affın geçerlilik şartları, kayıtsız, şartsız ve serbest irade ile yapılmış olmasıdır. İradeyi sakatlayan hallerin varlığı halinde yapılan af geçerli sayılmaz. Affın belirli şekil şartı yoktur. Muris, affını açıkça yapabileceği gibi zımni (örtülü) biçimde de yapabilir.


Mirastan Yoksunluğun Tespiti Davası


Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
K.2019/7570


4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 181. maddesine göre murisin eşi olan davalının boşanma davasında kusurlu olduğu tespit edildiğinden, davalı eş … yasal mirasçı olamayacağı gibi ölüme bağlı tasarruf ile de sağlanan haklarını da kaybeder. Bu husus mirasçılık belgesinin verilmesinde ve ölüme bağlı tasarrufun iptali isteminde gözetilecektir. Davacıların mirasçılık belgesine ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin talepleri bulunmadığından davalının miras hakkından mahrumiyetin tespitine yönelik taleplerinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.


Yukarıdaki Yargıtay kararından da sarih olarak görüleceği üzere bir kimsenin mirastan yoksunluk halinin bulunması durumunda, bu kimsenin mirastan yoksunluğunun tespiti için olayda hukuki yararın bulunmuş olması gerekmektedir. Bir kimsenin mirastan yoksunluğunun tespiti, mirasçılık belgesinin yani veraset ilamının verilmesinde ve ölüme bağlı tasarrufun iptalinde gündeme getirilmelidir. Mirasçılık belgesi verilmesi veya ölüme bağlı tasarrufun iptal edilmesi gibi talepler ileri sürülmemişse, mirastan yoksunluğun tespitinin istenmesinde hukuki yararın bulunmayacağı kabul edilmelidir.


YARGITAY KARARLARI


Yargıtay14. Hukuk Dairesi
2016/3837 E.
2017/267 K.

Davacı tarafından 11/02/2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:


K A R A R
Dava, muris ...’nın mirasçılık belgesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, ...’nın muris ...’yı kasten öldürmeye azmettirme suçundan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğunu, ...’nın mirastan yoksun olduğunu, ...’nın diğer eşinden olan altsoyunun ...’nın mirasçısı olamayacağını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Mirasbırakanı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamazlar (TMK m. 578/1). Mirastan yoksunluk kişiseldir. Bu nedenle yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu mirasbırakandan önce ölen kimsenin alt soyu gibi mirasçı olur. Ancak halefiyet kuralı yalnız zümre mirasçıları bakımından hüküm ifade eder (TMK m. 520, 521). ... mirasbırakanı kasten öldürmeye azmettirmiş olması nedeni ile mirasçı olamaz. ...’nın diğer eşinden olan altsoyu Ali Sami Tığlı, Büşra Halil ve Halil İbrahim Tığlı da zümre mirasçısı olmadığından mirasbırakana mirasçı olamaz ancak mirastan yoksunluk sadece ilgili mirasbırakana özgüdür. Miras bırakan ...’nın eşi ... tarafından öldürülmesi üzerine mirasçıları ... mirasbırakandan sonra altsoy bırakmadan vefat etmesi nedeniyle payı babası ...’ya ve mirasbırakanın diğer mirasçılarına geçecektir. Bu şekilde mirasçıları ve miras paylarının tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


T.C YARGITAY 14.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/ 3837
Karar: 2017 / 267
Karar Tarihi: 16.01.2017

“Türk Medeni Kanunu m. 578/1 hükmü, mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini düzenlemiştir.... sayılı dosyasında kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile sabit olduğu üzere, ..., ...'yı ve ...'ı kasten öldürmüştür.Mirasbırakan ...'ın 24.03.1979 tarihinde ölümü ile geriye eşi ... ve çocukları ..., ..., ..., ... kalmışlardır. Daha sonra ...'ın 09.02.1993 tarihinde ölümü ile ...'a düşen miras payı eşi ve çocuklarına geçecektir. ...'nın 30.03.1993 tarihinde ölmesi ile kendisine düşen miras payının ise eşi ...'ya geçmesi TMK m. 578/1 uyarınca mirastan yoksunluk sebebi ile mümkün değildir. Mirasbırakan ...'ın mirasçısı ...'ın ölümü ile miras payının kızı ...'dan dolayı ...'ya geçmesi de TMK m.578/1 uyarınca mirastan yoksunluk sebebi ile mümkün değildir. Bu durumda ...'nın mirasbırakan ...'ın mirasından pay alamayacağı gözetilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”T.C YARGITAY14.Hukuk DairesiEsas: 2016/ 4329 Karar: 2017 / 708 Karar Tarihi: 06.02.2017 “Mirasbırakanı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamazlar (TMK m. 578/1). Mirastan yoksunluk kişiseldir. Bu nedenle yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu mirasbırakandan önce ölen kimsenin alt soyu gibi mirasçı olur. Ancak halefiyet kuralı yalnız zümre mirasçıları bakımından hüküm ifade eder (TMK m. 520, 521). ... mirasbırakanı kasten öldürmeye azmettirmiş olması nedeni ile mirasçı olamaz. ...'nın diğer eşinden olan altsoyu Ali Sami Tığlı, Büşra Halil ve Halil İbrahim Tığlı da zümre mirasçısı olmadığından mirasbırakana mirasçı olamaz ancak mirastan yoksunluk sadece ilgili mirasbırakana özgüdür. Miras bırakan ...'nın eşi ... tarafından öldürülmesi üzerine mirasçıları ... mirasbırakandan sonra altsoy bırakmadan vefat etmesi nedeniyle payı babası ...'ya ve mirasbırakanın diğer mirasçılarına geçecektir. Bu şekilde mirasçıları ve miras paylarının tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”


Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
K.2018/7151

Mirasçılık belgesi istemek ise, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası red veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak bu olguların hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmesi gerekir. Somut olayda, Türk Medeni Kanunu madde 598’e göre mirasçılık belgesi verilmesi görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.