BATTIK BİLE VAR MI ÖTESİ..

Adam çıkmış ekranda çemkiriyor;

“Hani Türkiye batmıştı. Baksanıza büyük kentler boşaldı, tatil yörelerinde iğne atsanız yere düşmez. 5 yıldızlı oteller lebalep dolu.

Kesilen kurbanların etlerini verecek fakir fukara bile yok çevremizde..”

Sondan başlayalım.

Sen Allah için kurban, ev için sucuk niyetiyle kesersen kurbanını verecek kimseyi bulamaz, hepsini sucuk ve kavurma yapar sene boyu yersin..

Büyük kentler boşaldı evet, Anadolu'nun köylüğünden büyük kentlere gelip yerleşen insanlar, iki karık bostan yapmak için köyüne, kaldı ise köyündeki evine, yoksa yakınına gitti de ondan boşaldı kentler.

Tatil yöreleri tıka basa.

Türkiye’de turistik yatak kapasitesi 8 milyon dolayında.

Ülkenin yerli nüfusu 83 milyon.

13 milyon da, Türkleştirilmeye çalışılan arabı, afganı ekle, etti mi 96 milyon.

Biz zaten diyoruz, ülkede yaşayanların yüzde 10’unun bir eli yağda, bir eli balda diye.

Sezonda gelen İngiliz’i, Alman’ı, yani yabancıları da ekle, üstüne Edirne’ye günübirlik kaz ciğeri yemek ve dünyanın ucuzluk pazarı haline gelen ülkeme akın eden, Bulgar’ı, Yunan’ı, Gürcü’yü, Rus’u, İranlıyı da kat.

Yani diyeceğim, ahkam keseceğine kendine bir bak sevgili ücretli, sayın emekli, yaşamaktan vazgeçmiş diplomalı işsiz, geleceksizlik eğitimi gören üniversiteli kardeşim.

Geçebiliyor musun bahsettiğin 5 yıldızlı otellerin önünden.

Bırak o otellerde bir hafta tatil yapmayı, plajlarındaki şezlongların bir günlük kirası bile etmez aldığın maaş.

Sen belediye parkları ve millet bahçelerinde bir kanepe kapatmak için sabahın köründe koşturuyorsun, cami önlerindeki oturma alanlarına.

Sen bırak tatil yapmayı, ucuz ekmek kuyruklarında geçir ömrünü.

Bak sana anlatayım, ülke battı diyenler neden haklı;

Ülkeler giyim mağazası gibi kapısına ilan asarak batmaz.

Önce, halk fakirleşir.

Fakirleştik mi?

Ülkenin üretim yapan kurumları tek tek yabancıya satılır. Satmayanlar ise rekabete dayanamaz, konkordato sırasına girer.

Satıldı mı?

Orta Direk olarak bilinen sabit gelirliler fakir kesim ile aynı hizaya gelir.

Geldi mi?

Para pul olur, alım gücü düşer.

Düştü mü?

Ülkenin en değerli malları tek tek satılır.

Satıldı mı?

Elimizde Tüpraş, THY ve ÇAYKUR kaldı, onların da geleceğinden endişe duyuyorum.

Eğer bir ülkenin parası bir ayda yüzde 28 devalüe edildi ise o ülke batmıştır.

Eğer bir ülkenin yurttaşı, senede 10 gün deniz kıyısında tatil yapamaz hale geldi ise o ülkenin insanı fakirdir.

Bırak 10 gün tatili, sabahları Kapadokya üzerinde havalanan balonlara binenleri tek tek incele.

İçlerinde kaç tane Türk var.

O Balona binmeye kalksa emekli emice, aldığı emekli maaşı, bir balon turuna yetmiyor.

Bak Haziran Ayı Enflasyon rakamları açıklandı.

Ben söyleyeyim, enflasyon rakamları olduğunun yarısı, belki yüzde 25’i kadar gösterilecek, demiştim öyle oldu..

Sonra da sana sadaka niyetine bir maaş zammı verildi, yasa gereği.

Ardından hayat sana yüzde 30-40 daha pahalı hale getirilecek, demiştim Doğaz ile başladılar yüzdde 25 zamma.

Yani zavallı cahil;

Bankada 1 milyon doları olan her gün 1 milyon lira, 100 bin doları olan da her gün 100 bin lira para kazanmaya devam edecek, ediyor.

Güzel ülkem İran’ın, Bulgaristan’ın, Gürcistan’ın ve ‘Allah Reisin ayağına taş değdirmesin’ diye dua eden gurbetçilerin ‘Ucuzluk pazarı, ne alırsan 1 dolar’ dükkanı olmaya devam edecek.

Sen ise parkta bir araya geldiğin senin gibi fikirsizlerle, “Kim demiş ülke batıyor diye, baksana araçlar son model, gençlerin cebinde telefon var, cafeler tıklım tıklım” edebiyatı yapmayı sürdürecek ve şu soruyu sormamak için kendi gerçeğinden kaçmaya devam edeceksin;

Evet tatil yöreleri lebalep dolu, ama ben niye gidemiyorum bu tatil yörelerine, son model araçlar cirit atıyor ama içlerinden niye biri bana ait değil, Starbucks’lar tıklım tıklım ama ben niye bir ‘Çayhane’de tek bir çay içemiyorum, saray gibi binalar yapılıyor ama ben niye kiramı bile ödeyemeyecek durumdayım?

İşte bu soruları sormaya başladığın zaman, sistemin stop ettirdiği beynin yeniden çalışmaya başladı demektir.