Hatırlamaz günümüz gençleri ‘Fırıldak Kubi”yi.

O kadar çok ve sık parti değiştirirdi ki, Kubilay olan adı “Fırıldak Kubi”ye çıkmıştı.

Şimdi Ankara'da her köşe başında bir Fırıldağın Mevlevi Ayinine taş çıkaracak şekilde parti değiştirmesi, değiştirmekle kalmayıp, birilerine selam çakmasını izliyoruz gün 24 saat.

Sabah CHP'li, İyi Partili olarak uyanan bazı tipler, akşam AKP Grubunda buluveriyorlar kendilerini.

Gerekçe gayet açık ve net;

"Ya AKP'ye geleceksin, ya kodese gireceksin.."

"Suçum nedir?" diye sormanıza gerek yok, iktidar partisi bünyesinde kurulan 'Suç Üretim Merkezi' 24 saat aralıksız çalışıyor, bir dizi iftira, 2-3 iftiracı hemen servis ediliyor ve içeri tıkılıyorsunuz.

Kendinizi aklamanız ise 3-5 sene sürer, o zamana kadar ise seçilerek geldiğiniz görev süresi tamamlanır.

Siz sanıyor musunuz, içeri tıkıldıktan sonra hakkınızda sadece bir konuda dava açılacak, komplo üretim merkezleri kuruldu her vilayette.

Arkası gelir davaların ve suçlamaların.

Ancak anlamadığım bir konu var.

AKP Transfer ettiği milletvekili, belediye başkanı ve belediye meclisi üyeleri ile saflarını kalabalıklaştırırken, yapılacak seçimlerde bu adamlara oy verenlerin de AKP'ye geçeceğini mi sanıyor, ya da umuyor?

Aslında işin kolayı var.

İstanbul mesela.

Ankara ya da.

İstifa ettirilsin tüm belediye başkanları ile belediye meclisi üyeleri. Seçime gidilsin.

CHP Lideri her gün çağrı yapıyor.

Mesela İstanbul'da, Ankara'da, haydi illerden geçtik, yarın yakasına rozet takacağınız Keçiören Belediyesinde sandık konsun halkın önüne, gerçek kamuoyu yoklaması bu şekilde yapılsın.

Bakın bakalım kodese tıktığınız belediye başkanları oylarını artırıyor mu azaltıyor mu.

Tamam, kodesi geçelim, partinize, "Kırk katır mı, kırk satır mı?" tercihi il transfer ettiğinizi başkanlardan birinin yönettiği il ya da ilçede yenileyin seçimi.

Mesela Aydın Halkı'nın Topuklu Efesini gösterin aday olarak, karşısına da diğer partiler aday çıkarsın, görün sonucu.

Yani diyeceğim, tutulan yol yol değildir, bu yolun sonu sandıktır.

Yarın sandık önlerine geldiği zaman, o milletvekillerini seçenlerin, belediye başkan ve meclis üyelerine oy verenlerin, namusları bildikleri o oyun nasıl hoyrat ellerce kullanıldığına isyanını yine vereceği oy ile gösterecektir.

Görmüyor musunuz, meydanlardan taşan öfkeyi.

Eskiden fertler bile 'Kral çıplak' demekten korkardı, şimdi alanlar "İstifa" diye inliyor.

Yitirdiğiniz itibarı, Mesut Özarslan mı getirecek size.

Ya da Dursun Ataş mı?

Aydın'da transfer ettiğiniz ve partinize geçtikten sonra yaptığı her program fiyaskoyla biten adı lazım değil o kadın mı?

Kemal Tahir der ki yazılarında, "Ankara, bozkırın ortasında kurulmuş bir müsamere sahnesidir.."

Bu günleri görseydi, derdi ki "Ankara Bozkırın ortasında fırıldak gibi dönenlerin yaşadığı bir sirktir.."

Ben de sık sık uyarırım yazılarımda o dönekleri.

Derim ki;

"Tavsiye;

Eğer yarın öpecekseniz bir eli;

O ele pislik bulaştırmayın..

Eğer yarın yalayacaksanız tükürdüğünüzü;

Temiz yere tükürmeye dikkat edin.

Aksi halde, dudaklarınız ve diliniz pisliğe bulaşır.".

Acaba diyorum, Mesut Özarslan, bu iktidar ve taifesi için bu güne kadar söyledikleri önüne konulduğunda ne yapacak.

Siz de diyeceksiniz ki, "Dursun Ataş ne yaptıysa aynısını yapacak.."

Yani yüzü bile kızarmayacak.

İktidarın içine düştüğü en büyük hatalardan biri de, en insansı yetenek olan zekayı görmemeleridir.

"Nasılsa inanırlar, nasılsa tepki koymazlar" diyerek yaptıkları uygulamaların, toplum katmanlarında yarattığı hayal kırıklığını fark etmemeleridir.

Lüks araçlarının camından hatırını şeklen sordukları yurttaşın biriktirdiği öfke selidir.

Ama insanlar artık görüyor, biliyor ve her şeyin farkında.

Cepleri boşaldıkça uyandılar, uyanıyorlar.

Hepsinden önemlisi, bu kez çamur bulaştırılmak istenen kesim toplumun en zekilerinin oluşturduğu kesim.

Yani Cumhuriyetin, Demokrasinin ayakta kalan son uç beyleridir, kirletme girişiminde bulundukları.

Trollerinin ortaya attıkları her yalanın daha mürekkebi kurumadan yalan olduğunu ortaya koyan bir kitle var karşılarında ve işleri oldukça zor bu saatten sonra.