21 yüzyılın ilk çeyreğini geride bıraktık, 2. çeyrekten gün almaya başladık.

Ama biliyor musunuz, ömrümüzden çeyrek asır çalınmış gibi hissediyoruz millet olarak.

Hiç gelmeyecekmiş gibi, ne kadar da büyük sözler vermiş, ne vaatlerde bulunmuştunuz, hatırlıyor musunuz?

2023’te Dünyanın süper gücü olacaktık.

Teknolojide dünyaya örnek bir ülke haline gelecektik.

G20 ülkeleri arasında, 19’larda olan yerimizi ilk 10’a yükseltecektik.

Muasır Medeniyetin zirvesine oturacak, model ülke haline gelecektik.

Demokratik standartlarımıza tüm dünya gıptayla bakacaktı.

Türkiye’den habersiz dünyada yaprak bile kıpırdamayacaktı.

Tüm Ortadoğu, Türkiye’yi model alacak, demokrasi rüzgarını Afrika'da bile estirecektik.

Türk Lirası, ABD Dolarının tahtını yerle bir edecek, 2 dolar 1 lira olacaktı.

Türkiye’de üretilen uçaklar tüm dünya ülkelerinin tercihi olacaktı.

Türk Malı Otomobillerle erişecekti, medeni dünya menzile.

Hans ve Helga, Ali ile Ayşe’ye sağlanan teknolojik eğitim imkanlarına gıptayla bakacaktı.

Kopenhag ve Maasrich Kriterlerinin yerini Ankara Kriterleri alacaktı.

Yolsuzluğu, yoksulluğu, yasakları lügattan çıkaracaktık.

Dünyanın Finans Merkezi İstanbul olacaktı.

Dünya Borsaları, İstanbul Borsası’nın verilerine göre yönlerini belirleyecekti.

İllerimiz, sağlık turizmi ile kalkınacak, Türk Tıbbının yarattığı mucizeler, ülkeden ülkeye, milletten millete efsane şeklinde anlatılacaktı.

Türk Askeri’nin sesi yedi cihandan duyulacak kadar gür çıkacaktı.

Hizmette liyakat, görevlendirmede adalet, yükselmede başarı esas alınacaktı.

Seçtiklerimiz efendilik değil, hizmetkarlık edecekti millete..

Hiç kimsenin aş derdi, iş derdi olmayacaktı.

Mutlu bir millet, müreffeh bir toplum olacaktık,

Farkında mısınız?

Yukarıda sıralanan standartların, kalkınmışlığın, demokratik standartların neresindeyiz?

Hiç düşündünüz mü?

Tam 20 yıl, anlatılan bu masallarla uyutulduk.

Hala 2023’de gözlerini açıp masaldaki tablo ile karşılaşacağını uman ve sananlara söylüyorum.

2026'ya geldik ağalar.

Maalesef masal bitti.

"2023’de büyük bir hayal kırıklığına, büyük bir kabusa şimdiden kendinizi hazırlayın" dedik, anlamadınız, ya da anlamamazlıktan geldiniz.

Bu güzel ülkede Cumhuriyet döneminde ekonomik krizler yaşadık.

Toplumsal uzlaşmazlıklara tanık olduk.

Ama lokaldi sıkıntılar, kiminde ülkenin kalbine stent takıldı, kiminde açık kalp ameliyatı ile yoluna devam etti demokratik sistem.

Ama bu gün;

Adaleti kıt, Sağlığı, Eğitimi paralı hale gelmiş, cebindeki paranın hiç değeri kalmamış, şirketleri iflas bayrağı açmış, işsizi, emeklisi, çalışanı açlıkta bir araya getirilmiş, betona bulanmış bir ülkedir artık Türkiye Cumhuriyeti.

Sadece o kadar mı, bir avuç mutlu azınlığa hizmet eden, fertlik kavramını tebalıkla takas noktasına getirilmiş bir millet olduk.

Yani, ülke komada.

Teşhis, Akciğerinde başlayıp tüm organlarında metastaza yol açan ağır bir kanser hastası görünümündeyiz.

Ekonomi felç.

Üretim sıfırlandı.

Tarım ve Hayvancılık bitti.

İşsizlik diz boyu.

Açlık sınırının altında yaşayan, pazara ‘Çürük meyve ve sebze ayıtlamak’ için giden, çöpten artık yiyecek toplayan bir toplum olduk.

Baktılar tepedekiler, 2023’ün ertesinde bile ülke felaketin göbeğinde, hemen yeni bir hedef koydular önünüze.

Yeni hedef 2071..

Tabii yerseniz.