Temel sıkıntımız nedir biliyor musunuz?

Ne eskisi, ne yenisi muhalefet partilerinin, işe başlarken kullandıkları “Devri Sabık” yaratmayacağız” güvencesi, söylemi.

Yarat kardeşim.

Başımız ne geldi ise, ne geliyorsa, yapanın yanına kalmasından gelmiyor mu?

Aç eski defterleri.

“Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga” girişiminin idamlık suç olduğu günlerden, Anayasanın ortadan kaldırıldığı anlayışın hakimiyetine kadar geçen döneme nasıl geldiğimizi sorgula.

Paramızın pul edilmesinden başla mesela.

Mercimek vakasından yola çık örneğin.

Deniz Feneri’nin, Yimpaş’ın, Kombassan’ı, Çobanoğlu’nun defterlerini yeniden açıver.

Noterlerden alınan sahte vekaletleri, Mercümek hesaplarını, Yimpaş’ın temelini atanların Devlet-i Ali’de nasıl kullanıldıklarını gün yüzüne çıkar be kardeşim.

Açtıracağını ilan et Burhan Kuzu’nun mezarını ve nasıl öldüğünü araştırtacağını söyle bakalım, kimlerin uykusunu kaçıracaksın.

Bu Milletin a.. Koyacağız sözünü yeniden gündeme getir, kim kime ne amaçla söyledi.

O sözün kullanıldığı dönemde oluşturulan kirli havuza bir arıtma sistemi kur ve bak neler çıkıyor içinden.

Tırnakları tuttuğunda ilk yaptıkları, oğlanlara, yeğenlere, bacanaklara askerlik yaptırmamak için, nasıl da çürük raporları aldıklarını bir bir ortaya çıkaracağını ilan et örneğin..

Çıkarmana gerek yok listesi bende var.

Eski adı Devlet İstatistik Ofisi yeni adıyla TÜİK’in 2002’den bu yana milletin kazancını nasıl kuşa çevirdiğini inceleyecek bir heyet oluşturup, enflasyonu yarısı kadar gösteren o yöneticilerin bunun hesabını soracağını ilan et, ya da.

Bir türlü izah edemedikleri 128 milyar doları unutturmalarına fırsat verme örneğin.

Haydi onlardan vazgeçtik, bir kilo kırmızı eti 10 liralardan alıp nasıl 900 lira yaptıklarını sor, sorgula.

Türkiye’ye avukatını gönderip aldığı arsa karşılığı yedi sülalesine vatandaşlık alanların mallarına el konulacağını, vatandaşlıklarının iptal edileceğini kararlı bir şekilde dile getir.

Haraç-Mezat elden çıkarılan Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm değerlerinin yeniden Millileştirileceğini, bunların satış sürecinde çevrilen dolapların sorumlularının adalete hesap vereceklerini ilan et de gör alacağın desteği.

Atatürk’ün Ordusuna tarikat-cemaat virüsü sokanların, bu hain yapılara düğme ilikleyenlerin, adaletimizi kör topal bırakanların yanlarına kalmayacağını açık açık ilan et, güvence ver, diğer parti liderlerinin önüne koy bu taahhütleri, bakalım itiraz edebilecekler mi?

Lozan ile silahsızlandırılan Ege Adalarında, Yunan işgaline göz yumanların İhanet-i Vataniye’den adalete hesap vereceklerini haykır bir kürsülerden, bak nasıl destek yağıyor bu milletten sana.

Cumhuriyet tarihinde verilen sınırlı sayıda maden ruhsatına karşılık Türkiye’yi en geri Afrika ülkelerinden bile yadırganacak kadar maden ruhsatına kavuşturan!, ülkemizin yeraltı ve yerüstü değerlerini yabancıya yağmalatanların bunun hesabını vereceklerini söylemek için ne bekliyorsun.

Bu iktidarın büyük ağabeyi söylüyor, “15 Temmuz 4 ay önceden biliniyordu” diye. Bu ülkenin yargısını, güvenliğini, ordusunu, istihbaratını Fetullah Gülen Hainine nasıl teslim ettiklerini, boğazı halkalı sözde paşaları, Pensilvanya da Sümüklü mendil yalayanları, Gülen Turizm ile işadamlarını ABD’ye taşıyan uçakta onlardan hatırlı çekler toplayanları, “Gülen Yüzler” adıyla fakir, garip ailelerin çocuklarını bu ihanet çetesine sunanları bir araştırt da gör neler çıkacak karşına.

Şehir Hastaneleri Projesiyle bu milletin sağlığını bile çok uluslu şirketlere sunanların yaptıkları yanlarına mı kalacak yani.

İktidar beslemesi şirketlere yaptırılan geçiş garantili yollar, köprüler, tüneller, havaalanları ve hastanelerin sözleşmelerinin tek tek masaya yatırılacağının güvencesini bekliyor bu millet sizden.

Baksanıza o tesisleri 10 katı fiyatlara inşa ederek bu milleti 30 yıl dolarla borçlandıranlar bile ‘Ne olur ne olmaz” diyerek yaptıkları sözleşmelerin altına “İngiliz Mahkemeleri yetkilidir” şarkı koyuyorlar.

Sadece bu kadar mı, elbette hayır?

Bu milletin çok büyük bölümü resmen aç be kardeşim..

Haftanın her Pazar’ı bir kentte ‘Pahalılığı protesto mitingi” programla.

Bu mitinglere, yurttaşın ızdırabını yüreğinde hisseden yurtsever siyaset kurumlarını, demokratik yapıları davet et.

Davete icabet etmeyenleri o mitinglerde isim isim ilan et, bakalım neler oluyor.

O zaman, bak bakalım nasıl da değişiyor, ülkeyi, milleti sahipsiz sanan ve at oynatan tutma bürokratların iktidara karşı tutumları.

Yok bunları yapmayacaksın, iktidar önüne her hafta bir soytarı sürecek ve sen de o soytarının söylediklerinin peşine düşeceksin.

Ya da kürsülerden söz verdiğin halde, bir bakanın mal varlığını bile açıklayamayacaksın.

Sonra da, “Devri Sabık yaratmayacağız” öyle mi?

Yarat be kardeşim, yarat.