Başta CHP'ye gönül vermişler olmak üzere Aziz Millet diken üstündeydi uzun zamandır.
Endişe ve korku, 50 bin kişinin katilinin ayağına gidecek olan milletvekilleri arasında CHP'nin de yer alması idi.
Sağduyu galip geldi ve CHP, bu kararın verileceği gün, takatsiz bırakılan Aziz Türk Milleti'nin geleceğine ilişkin hedeflerinin anlatıldığı bir programın lansmanını yaptı ve "Biz Kürt Halkının oylarıyla seçilmiş milletvekilleri dışında bir temsilci tanımıyoruz. İmralı'daki Caniyi ziyaret etmek Kanlı PKK Örgütüne meşruiyet kazandırmaktır" diyerek meclis dışı hiç bir pazarlığın içinde olmayacağını ilan etti.
Cumhuriyet Halk Partisi, önümüzdeki hafta sonu kurultayını toplayarak, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin kronik hale gelmiş sorunlarının çözümü noktasında hazırlanan programları kurultayın bilgisi ve onayına sunacak, bir anlamda resmi erken seçimin de startını verecek.
Dedim ya, yaklaşık 1 yıldır CHP üzerinde oynanan ve iktidar destekli odaklarca senaryosu yazılan her kirli hamle CHP'nin dolayısıyla Aziz Milletin duvarına çarpmış ve geri püskürtülmüştür.
Dikkat ettiniz mi, Devlet Bahçeli'nin, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı İmralı'ya ben giderim" çıkışından sonra, MHP tabanı büyük bir çaresizlik yaşıyor.
Örgütler, "Devlet aklı" demenin ötesine geçemiyor.
Sormazlar mı, 'Hangi Devlet'in aklı?' diye.
Devlet Bahçeli'nin mi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin mi?
İkincisi kastediliyorsa yine sormazlar mı, "İktidar bile değilsiniz. Nedir bu İmralı sevdası, Apo aşkı" diye.
Neyse biz konumuza dönelim.
Dedim ya, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri'de olmasa bile Türkiye Genelinde kritik eşikleri bir bir aşıyor.
Bu kurultayda, elbette en yakıcı iki sorun ekonomi ve Adalet konusunda tutumunu oraya koyacaktır, ama yetmez.
Ülkenin bu noktaya gelmesinde önemli rol oynayan faktörlerle ilgili de net bir çizgi ortaya koymak durumundadır.
Peki nedir bu faktörler diyecek olur iseniz;
1. Ülkemiz; mülteci, sığınmacı, kaçak, terörist, adına ne derseniz deyin yabancı istilasından 1 yıl içinde temizlenecektir.
2. Yabancılara, aldıkları ev veya sahte satışlarla sunulan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlıkları hemen iptal edilecek, satın aldıkları ev veya mülklerine ise dokunulmayacaktır.
3. Dünyanın çeşitli ülkelerinde kırmızı bültenlerle arandıkları halde. Sarıyer Sırtlarındaki villalarından işlerini yürüten uyuşturucu kaçakçısı, insan taciri, fuhuş baronu, Rus oligark ne kadar insan müsveddesi varsa, mallarına el konularak Interpol'e teslim edilecektir. Yerli baronlar ise adaletin huzuruna çıkarılacaktır.
4. Güzel ülkemin, adaletini, emniyetini, kamu idaresini parselleyen ve nihai hedefi Türkiye Cumhuriyetini yok etmek olan inanç maskeli yapılar iç ve dış bağlantıları ile birlikte Bağımsız Türk Adaletine teslim edilecek, halkın sırtından edindikleri villaları, köşkleri, Kaşanelerine el konulacaktır.
5. Ülkenin Sağlık Sistemine yerleşen çıkar gurupları, eğitimi yok eden dinbaz yapılanma temizlenecek, Atatürk ilke ve devrimlerine ve sosyal devlet yapılanmasına yeniden dönülecektir.
6. Adına, görevine bakmaksızın 15 Temmuz yeniden masaya yatırılacak, bu hain yapının ucundan tutan, başı çeken, destek veren herkes Anayasa Hükümlerine göre yargılanacaktır.
7. İstanbul'da bir başsavcının dile getirdiği iddialardan yola çıkılarak, Bağımsız Adalet yeniden inşa edilecek, yakasından siyasi parti rozeti çıkarılarak Hakim ve Savcı Cübbesi giydirilen, asansörle yargının tepelerine yükseltilenler, mensubu oldukları üst yargının kararlarına kafa tutanlar yasalara göre soruşturulup haklarında gerekenin yapılması sağlanacaktır.
8. Son 22 yılda alınan ve uygulanan özelleştirme, kamulaştırma, el koyma kararları başta olmak üzere tüm peşkeşler bağımsız müfettişlerce incelenecek, devletin uğratıldığı zararlar, uğratanlardan tahsil edilecektir.
9. Ekonomi bilimine ters uygulamalarla heba edilen kamunun 450 milyar dolar değerindeki birikimlerini hoyratça yok edenler, yaptıklarının hesabını yargıya verecek, tüm mal varlıklarına el konulacaktır.
10. Bu Aziz Milleti borç batağına sürükleyen, bir yandan da 5’li, 10’lu çıkar gruplarına ülke kaynaklarını sunan iktidar anlayışının yaptıkları, tek tek ortaya konulup Aziz Türk Milleti ile paylaşılacak, sorumluların hesap vermesi sağlanacaktır.
11. Cumhuriyet, Demokrasi Düşmanlarına kol kanat geren ve hala ülkenin tepe noktalarında oturanlar yaptıklarını yargıya izah etmek durumunda kalacak, bu ortam vakit geçirilmeden sağlanacaktır.
12. Döneme göre söylem değiştiren, geçmişte FETÖ'nün Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla ilgili "Yüzde yüz inandım, Allah’a iman eder gibi inandım" diyen,
PKKlı teröristler için “gerilla” ifadesi kullanan,
CHP’nin kamu kurumlarına "TC ibaresi yeniden konulsun" önerisi için “bölücülük ve fitnedir” diyen,
"Pensilvanya'ya mektup" gönderip destek dilenen,
"Öcalan siyasi figür oldu, bunun nesine itiraz edeyim'' dedikten sonra onlarca gencimizin şehit olmasına vesile olan,
Çözüm süreci döneminde, şehitlerimiz için, “Niye öldükleri belirsiz” dedikten sonra, kurulan çadır mahkemelerini seyreden, döneme göre fikir ve kılık değiştiren,
"Suriyelileri kimse gönderemez, onlar sanayiyi ayakta tutuyor" dedikten sonra 180 derece çark eden,
"Ülkücü hareket uluslararası gücün ve komplonun bir projesi. Ülkücüler de o komplonun piyonuymuş" dedikten sonra Milli ve yerli edebiyatı yapan,
Garibanların arazileri üzerinde “FETÖ'cüler lehine imar değişikliği” yaptıktan ve birlerini bine yükselttikten sonra ‘Allah ve Millet affetsin’ edebiyatı yaparak önüne gelene FTÖ etiketi yapıştıran.
Ahlaksızlıkları mahkemece tescillenen kişilere “saygın iş adamı” diyerek seçimde umut bağlayan,
Ballı villa işleri ile ilgili önce "uyardım" deyip, sonra "görmedim, duymadım, bilmiyorum" moduna bürünen,
Koltuk için her şeyi “mübah” sayan,
Kısacası, 100 yıl öncesinin kurucu iradesinin izinden kopup ülkeyi huzursuzluk, açlık, çaresizliğin pençesine sürükleyen her kim varsa, yaptıklarının hesabını önce Türk Milletine, sonra da Yüce Türk Adaletine verecektir..” denilecek ve kararlılık gösterilecektir.
Bu millet bu kurultaydan bu kararlılığı bekliyor.